26.SAYI ÖZETLERİ(ABSTRACTS OF 26th ISSUE)


Kadın Hakları Tarihine Bir Bakış

Ergenlik Psikolojisi Bilimsel Çalışmaları 

Büyük Gözaltı'ndaki Çocuk Bakış Açısı

Turkey In The Second World War: “Evasıve” Or “Actıve” Neutral?

İktisadi ve Sosyal Gelişme Açısından Girişimcilik

Türk Ekonomisinin Ödemeler Dengesi Yönünden Değerlendirilmesi ve Turizmin Etkileri

Ahmet Midhat Efendinin Romanlarında Aşk Üzerine Düşünceler 

Türk ve Arap Folklorunda Nasrettin Hoca ve Cuha El-Arabî Karakteri 

16. Yüzyıl Flaman Resmi Cehennem Betimlemesinde Türk İmgesi

Erken Dönem Arap Edebiyatı Kaynaklarına Göre Arap Dilinde Pelteklik

The Concept of Revelation According to the Bible and the Qur’ān

Neşâtî Divanı'nda Görülen Atasözleri ve Deyimler

Women and slavery: the popularity of female slave trade in Africa, its causes and consequences

Kadın Hakları Tarihine Bir Bakış

İsmail ÖZSOY 

Abstract

An Overview Of The History Of Women’s Rights
One of the most debated issues that arose in Europe after the French Revolution is ‘women’s rights’. This issue is still being debated in the early years of the XXI century. While she was greatly respected in some few societies where she owns considerable rights, she was not considered even a human being in many other societies where she was perceived as an object which is owned, and used like goods. This study overviews the position of women in history in terms of social and economic rights. It brings to light rights given or not given to women by the Eastern, Western, Mesopotamian, and Arabian societies. It analyzes women in view of the Qur’an, and reveals the rights given to women, giving examples from Islamic history with a reference to the status of women in Ottoman society and Republican Turkey. The study concludes that the main problem is more ‘human rights’ than that of oppressed rights of either woman or man, and that, Islam balances the physical power of man with excess rights given to woman in contrast to a widespread misperception, and that, women are to be given more rights than men in political life.
Key Words: Human rights, women’s rights, duties, civil rights, marriage, divorce


Kadın Hakları Tarihine Bir Bakış

Avrupada Fransız ihtilalinden sonra en çok tartışılan konulardan biri kadın hakları meselesidir. Bu sırada kadının ruhunun olup olmadığı, onun bir insan mı yoksa şeytan mı olduğu bile tartışılmıştır. Dünyanın pek çok yerinde asırlar boyunca ezilen ve değil sosyo-ekonomik haklar, en tabiî insan haklarından bile mahrum bırakılan kadınlar, dünden bugüne haklarının peşinde koşmakta ve dünyanın hemen her tarafında bu mücadelelerini sürdürmektedirler. Bu çalışmada kadının, sosyo-ekonomik haklar açısından tarihteki durumuna bir göz atılmaktadır. Bunun için önce belli başlı eski Doğu ve Batı, Mezopotamya ve Arap toplumlarında insanların kadına bakışı ve ona tanınan/tanınmayan haklar belirlenmektedir. İnsanlık tarihinde kadın hakları konusunda geniş etkiler bırakan Kur’an’ın kadına bakışı ve ona tanıdığı haklar İslâm tarihinden örneklerle analize tabi tutulduktan sonra, Osmanlı toplumu ve Cumhuriyet Türkiyesi’nde kadının gelmiş olduğu noktaya işaret edilmektedir. 
Anahtar Kelimeler: İnsan hakları, kadın hakları, haklar, medenî haklar, evlenme, boşanma


Ergenlik Psikolojisi Bilimsel Çalışmaları

Mustafa KOÇ

Abstract

An Essay Concerning Literature of Scientific Research About
the Psychology of Adolescence

This article treats the historical and literal process of studies concerning the adolescent period especially in the West from the point of view of developmental psychology, psychology of religion and psychiatry. Firstly the studies in the West are examined from a historical approach and then an attempt is made to enumerate the studies in Turkey concerning the period in question. Finally, some of the local and foreign literature containing scientific research concerning this issue is given as far as possible.

Key Words: Developmental Psychology, Psychology of Adolescence, Psychology of Religion, Psychiatry

Özet

Ergenlik Psikolojisi Bilimsel Çalışmaları

Her bilim dalının gelişim süreci olduğu gibi gelişim psikolojisindeki ergenlik dönemiyle ilgili araştırmaların da başlangıcından bugüne kadar kronolojik anlamda tarihsel bir birikim süreci vardır. Bu makale, gerek gelişim ve din psikolojisi gerekse psikiyatri bilim dalı perpektifinde, özellikle Batı’da yapılan ergenlik dönemi çalışmalarının tarihsel ve literal sürecini konu almaktadır. Ergenlik psikolojisiyle ilgili yapılan bilimsel çalışmaların kronolojik tarihi ve literatürü muhtevalı bu makalede, öncelikle Batı’da yapılan çalışmalar tarihsel yaklaşım perspektifinde dönemlere ayrılarak incelenmiş, daha sonra söz konusu dönemle ilgili ulaşılabildiği kadarıyla Türkiye’de yapılan araştırmalardan bazıları aktarılmaya çalışılmıştır. Makalede son olarak ise, ulaşılabildiği kadarıyla konuyla ilgili bilimsel araştırmaları ihtiva eden yerli ve yabancı literatürden bazıları liste yapılarak verilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Gelişim Psikolojisi, Ergenlik Psikolojisi, Din Psikolojisi, Psikiyatri


Büyük Gözaltı'ndaki Çocuk Bakış Açısı

Hilmi UÇAN
Abstract

The Child’s Point Of View In The Novel “Büyük Gözalti”

In this paper, we attempt to analyze Çetin Altan’s novel titled “Büyük Gözaltı” in terms of children’s literature. By being aware of the interests and needs of children, we try to explore sensitivity from the child’s point of view and the effects of society and family in their psychological development and formation of personality throughout the narration. In the analysis, the semiotic method is used.

Key Word: Children Literature, Çetin Altan, Büyük Gözaltı, Education in literature, Semiotics

Özet
Büyük Gözaltı'ndaki Çocuk Bakış Açısı


Bu yazıda Çetin Altan’ın “Büyük Gözaltı” adlı romanı, çocuk edebiyatı açısından çözümlenmeye çalışılıyor. Çocuğun ilgi ve ihtiyaçları göz önünde bulundurularak, anlatıdaki çocuk duyarlığı, çocuk bakış açısı; ailenin, toplumun çocuğun ruh dünyasının, kişiliğinin oluşmasındaki etkileri saptanmaya çalışılıyor. Çözümlemede göstergebilimsel yöntemden yararlanılıyor.

Anahtar Kelimeler: Çocuk Edebiyatı, Çetin Altan, Büyük Gözaltı, Edebiyat Eğitimi, Göstergebilim

Turkey In The Second World War: “Evasıve” Or “Actıve” Neutral?

Cenap ÇAKMAK
Abstract

Turkey In The Second World War: “Evasıve” Or “Actıve” Neutral?

This article aims at exploring whether Turkish diplomacy during the Second World War was immoral. The author contends that Turkey was not in a position to directly get involved in the war, as the circumstances of that time constituted significant obstacles to do so. In this regard, it would be unfair to accuse Turkish high authorities in power during the period under review of being inactive and behaving in an immoral way.

Key Words: Turkish Foreign Policy, Neutrality, Second World War, Turkey’s relations with the Western World.

Özet

İkinci Dünya Savaşı’nda Türkiye:
‘Kaçamak’ Tarafsızlık mı? ‘Aktif’ Tarafsızlık’ mı?

Bu makalenin amacı İkinci Dünya Savaşı dönemindeki Türk diplomasinin gayr-ı ahlaki olup olmadığını bulmaktır. Türkiye’nin doğrudan savaşa girecek bir durumda bulunmadığı iddia edilecektir. Zira ülkenin o dönemde içinde bulunduğu koşullar Türkiye’nin savaşa müdahil olmasının önünde engel teşkil etmiştir. Bu bağlamda dönemin Türk yetkililerini ahlak dışı davranmış olmak ve pasif kalmış olmakla suçlamak mümkün değildir.

Anahtar Terimler: Türk Dış Politikası, Tarafsızlık, İkinci Dünya Savaşı, Türkiye’nin Batı dünyası ile ilişkileri.


İktisadi ve Sosyal Gelişme Açısından Girişimcilik

Ömer AYTAÇ
Abstract

Entrepreneurship in Respect to Economic and Social Development

Entrepreneurship is accepted as a driving force in economic and social development. Entrepreneurship not only makes possible source generation, employment creation, production augmentation, and rise in prosperity and welfare, but also affects social structures in terms of causing to acquire an innovative-developmental dimension to them. Capitalist economy mainly depends on free enterprise and this dependency gives rise to economic vigor. By generating source and technology, entrepreneurs have a positive effect on the speed of economic development. Welfare and production created by entrepreneurs provides both economic development and a new and distinctive taste to social life. Entrepreneurship provides vigor to stagnant economies and plays a significant role in modernization of developing countries. Hence, countries try to increase the number of their entrepreneurs and make their economies more enterprising. In this article, the role of entrepreneurship in social and economic development is scrutinized. In this article, the role of entrepreneurship in economic and social development, its importance in developing countries, its value in terms of flourishing capitalist development and modernization are dealt with.

Key Words: entrepreneurship, economic development, modernization, globalization

Özet

İktisadi ve Sosyal Gelişme Açısından Girişimcilik

Girişimcilik, iktisadi ve sosyal gelişmede motorize bir güç olarak kabul edilmektedir. Girişimcilik yoluyla kaynak üretme, istihdam yaratma, üretim artışı, refah ve zenginlik mümkün olurken, toplumsal yapılar değişimci/yenilikçi bir boyut kazanmaktadır. Kapitalist sistem de büyük ölçüde hür teşebbüs üzerine temellenmekte ve girişimciler, kaynak ve teknoloji üreterek ekonomik gelişmeyi hızlandırıcı etkide bulunmaktadırlar. Girişimcilerin yarattığı üretim ve zenginlik, hem iktisadi gelişmeye hem de sosyal hayata yeni ve farklı bir çeşni katmaktadır. Girişimcilik durgun ekonomilere canlılık getirdiği gibi, gelişmekte olan ülkelerin modernleşmesi için de hayati bir rol oynamaktadır. Bu yüzden ülkeler, ekonomilerini girişimci hale getirmekteler ve girişimci sayılarını arttırmaya çalışmaktadırlar. Bu yazıda, girişimciliğin iktisadi ve sosyal gelişmedeki rolü irdelenmekte ve girişimciliğin iktisadi gelişmeyle olan ilişkisi, gelişmekte olan ülkeler açısından önemi, kapitalist gelişme ve modernleşmedeki rolü vs. üzerinde durulmaktadır.

Anahtar Kelimeler: girişimcilik, iktisadi gelişme, modernleşme, globalizm


Türk Ekonomisinin Ödemeler Dengesi Yönünden Değerlendirilmesi ve Turizmin Etkileri
Süreyya YILDIRIM 

Abstract

An Evaluatıon Of The Turkısh Economy From The Perspectıve Of The 
Problem Of The Balance Of Payments And The Affect Of Tourısm On Its Solutıon

The balance of payments for a country is a systematic registration of all economic transactions in a year between the resident of that country and the rest of the world. Both GNP and GDP in Turkey have been continually growing (5 – 7 percent) since 1960. Income rise and economic growth (GDP rise) result with importation and exportation rise. However, importation rise in Turkey is much more remarkable than exportation rise, the balance of payments always showing a deficit. The main cause for this is structural. Turkey is to import some investment and intermediate goods in order to develop. Such importation expenditures, being high as compared to exportation revenue, are always causing a deficit in foreign trade. Moreover, some circumstances in Turkey like high inflation do not let exportation surpass importation. Therefore, for Turkey the best way to meet the foreign trade and balance of payments deficits will be to use the foreign exchange income from international tourism. Turkey has seven billion dollars as its net international tourism revenue in 2003 and according to the linear trend analysis it will be 9.8 billion dollars in 2010 since it’s increasing approximately 350 million dollars each year. This once more verifies that tourism revenue is going to be very crucial to the balance of payments of Turkey in the near future. It can be foreseen that Turkey’s tourism revenue could be augmented when advertised and managed in accordance with its tourism potential.

Key Words: The Balance of Payment, Impact in Turkey, Impact of Tourisim

Özet

Türk Ekonomisinin Ödemeler Dengesi Yönünden
Değerlendirilmesi ve Turizmin Etkileri

Bir Ülkenin Ödemeler Dengesi, o ülke sakinleriyle dünyadaki diğer insanlar arasındaki bir yılda cereyan eden tüm ekonomik işlemlerin sistematik olarak kaydedilmesidir. Türkiye’de hem GSMH hem de GSYİH 1960’tan beri sürekli olarak artmaktadır. Gelir artışı ve ekonomik gelişme ithalat ve ihracatın artması sonucunu doğurmaktadır. Fakat Türkiye’de ithalat artışının ihracat artışından daha fazla olması ödemeler dengesinin daima bir açık vermesine neden olmaktadır. Bundan dolayı temel neden yapısaldır.
Türkiye, bazı yatırım ve ileri teknoloji istemeyen malları üretmek için ithalat yapmaktadır. Bu ithalat harcamaları ihracat gelirinden yüksek olduğundan dış ticarette daima sürekli bir açığa neden olmaktadır. Bundan başka, Türkiye’de yüksek enflasyon nedeniyle ihracat ithalatı aşamaz.. Bu nedenle, Türkiye için uluslar arası turizm gelirlerini kullanarak dış ticaret ve ödemeler dengesi açıklarını karşılamak en iyi yol olacaktır.
Doğrusal trend analizine göre Türkiye 2010 yılında net 10.2 milyar dolar dış turizm geliri elde edecektir.
Turizm gelirlerine ait bu veriler, turizm gelirlerinin yakın gelecekte Türkiye’nin ödemeler dengesinde çok önemli bir yer alacağını göstermektedir. Şimdi de görülmektedir ki, Türkiye turizm potansiyeline göre tanıtıldığı ve yönetildiği zaman turizm gelirleri önemli ölçüde artabilecektir.

Anahtar Kelimeler: Ödemeler Dengesi, Türkiye’de, Turizmin Etkileri, Ödemeler Dengesi Açığı, Turizm Gelirleri.

Ahmet Midhat Efendinin Romanlarında Aşk Üzerine Düşünceler 
Şahmurat ARIK
Abstract

Ahmet Midhat Efendi’s Thoughts About Love In Hıs Novels

Ahmet Midhat dealt with love as well as other subjects and events in his novels. The desire to educate his readers by entertaining them reflected the literary milieu of the day. The social structure and the individual’s understanding of life influenced him to give attention to love matters. Ahmet Midhat generally ends love incidents in his novels with a moral lesson for his readers. Thus he forces people to think but he isn’t satisfied with this. In the novels he interrupts the course of events and shares his own view and experience on love with the readers. In this study we attempt to examine Ahmet Midhat’s views on love in his novels.

Key Words: Love, To fall in love, Kinds of love, Ahmet Midhat, Novel

Özet

Ahmet Midhat Efendinin Romanlarında Aşk Üzerine Düşünceler

Ahmet Midhat, kaleme aldığı romanlarda türlü konu ve olaylar yanında ilginç aşk sahnelerine de yer vermiştir. Sahip olunan edebî mülâhazalar, sosyal yapı, şahsî hayat anlayışı ve bunlarla şekillenip kıvamını bulan okuyucularını eğlendirerek eğitme isteği, yazarın diğer mevzular yanında toplum hayatında sıkça rastlanan aşk bahsine de eğilmesini neredeyse kaçınılmaz kılmıştır. Ahmet Midhat, romanlarında yer verdiği aşk hadiselerini, genelde ibret alınacak bir neticeyle sonuçlandırır. Böylece insanları düşünmeye sevk ederek, ahlâk dersleri verir. Ancak, bununla yetinmez. Romanlarında yeri geldikçe olayların akışını keserek, aşk konusunda kendi görüş ve birikimini de okuyucularla paylaşma yoluna gider. Bu çalışmada Ahmet Midhat’ın romanlarındaki aşk üzerine görüşleri irdelenmeye çalışılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Aşk, Âşık olmak, Aşkın çeşitleri, Ahmet Midhat, Roman


Türk ve Arap Folklorunda Nasrettin Hoca ve Cuha El-Arabî Karakteri 

Yakup CİVELEK

Abstract

The Nasreddin Hoca Character (Juhâ Al-Arabî) 
In Turkısh And Arabıc Folklore

Everyone is familiar with Nasreddin Hoca and his status in Turkish humor and Turkish Literature. He is a leading personality among the immortal characters found in the culture of Turkish humor. But, few Turkish people know of Cuhâ el-Arabi. Who is he? And is he the same person as Nasreddin Hoca? This article is an endeavour to get to know Cuhâ and to make a comparison between this two personalities. In conlusion it may be said that the two characters are both jovial reflecting Islamic culture, in spite of some differences between them

Key Words: Nasreddin Hoca, Cuhâ, Eş’as, Ebû Nûvas, Humor Heros, Nasreddin Hoca Jokes and Anecdotes

Özet

Türk ve Arap Folklorunda Nasrettin Hoca ve Cuha El-Arabî Karakteri

Nasreddin Hoca Türk mizah kültürünün ölümsüz karakterlerinin başında geldiği pek çoğumuzca bilinmekte iken, biraz şekil ve muhteva değişikliğliyle aynı kahramanın Arap mizah kültürünün de önemli bir figür olduğunu o kadar çok bildiğimiz söylenemez. Bu çalışma herkesçe bilinen Türk orijinli Nasreddin Hoca karakteri ile Arap mizah kültüründe yer alan Cuhâ el Arabî’yi tarihi boyutlarıyla mukayese etmekte ve mukayeseli edebiyat açısından her iki kahramanı da fıkraları ve hayat hikâyeleriyle karşılaştırmaktadır. Her iki kahraman hakkında söylenenler belli ölçülerde farklılıklar taşısa da, her ikisi de ortak İslam kültürünün gülerken düşündüren yüzünü yansıtmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Nasreddin Hoca, Cuhâ, Eş’as, Ebu Nûvas, Mizah Kahramanları, Fıkra, Nevâdir,


16. Yüzyıl Flaman Resmi Cehennem Betimlemesinde Türk İmgesi
Neşe Yıldıran

Abstract
The Image Of Turks In The Portrayal Of Hell In 16th
Century Flemmish Painting

The two distinguished humanist intellectuals of the 16th century, Erasmus and Rabelais, published their famous works in which the concept of alteration has been discussed regarding Turks, during the siege of Vienna by Sultan Suleiman the Magnificent. The texts reverberated among European artists and intellectuals, who felt the threat of Ottomans intensely, and with its insulting expressions about Turks, it had created a physiological relief, to counter the stress of the intellectual public. In addition, the masterpiece of Erasmus in which he discussed the state of folly in every aspect, had increased the respect of Flemmish painters for him. It is possible to perceive the compositions of Bosch and Bruegel where Hell and folly were interpreted together, and to recall Erasmus and his work. On the other hand, the Turks within the same compositions, take part on the passage to Hell, using the image of the flag, the concept that is emphasized the most.

Key Words: Erasmus, Rabelais, Holbein, Bosch, Bruegel, folly, Hell

Özet
16. Yüzyıl Flaman Resmi Cehennem Betimlemesinde Türk İmgesi

16. yüzyılın ünlü hümanist aydınları Erasmus ve Rabelais, “yabancı” ve “öteki” gibi yeni kavramları ilk kez Türkler özelinde gündeme getirdikleri ünlü yapıtlarını, Kanuni Sultan Süleyman Viyana’yı kuşattığı sıralarda kaleme almışlardır. Metinler Avrupalı aydın ve sanatçılar arasında yankı bulmuş, Osmanlı tehdidini yoğun biçimde hisseden entelektüel kamuoyu, Türklerden küçük düşürücü ifadelerle bahseden metinlerin getirdiği psikolojik rahatlıkla, kuşatmanın yüklediği stresten bir tür çıkış yolu edinmiştir.
Erasmus’un ayrıca “delilik” durumunu enine boyuna tartıştığı başyapıtı, özellikle Flaman ressamların kendisine duydukları saygının artmasına neden olur. Bosch ve Bruegel’in delilik ve cehennemi bir arada yorumladıkları kompozisyonlarının, Erasmus’a göndermelerde bulunduklarını düşünebiliriz. Öte yandan aynı kompozisyonlarda Türkler, yine Erasmus kaynak alınarak işlenmişlerdir: cehennem ve cehenneme gidiş betimlemeleri içinde yer alırlar, imgeleri ise en çok önemsedikleri kavram, sancak metaforuyla karşımıza çıkar.

Anahtar Kelimeler: Erasmus, Rabelais, Holbein, Bosch, Bruegel, delilik, cehennem.

Erken Dönem Arap Edebiyatı Kaynaklarına Göre Arap Dilinde Pelteklik

Ahmet YÜKSEL

Abstract

According to the Early Arabic Literary Sources the Lisping in the Arabic

This article examines the question of lisping among speaking disorders in Arabic. In this context, it elaborates the interdentally consonant (lisping), its relevant letters, and how these letters are changed, and lastly, indicates some implications related to this topic in terms of Arabic language phonetics.

Key Words: Arabic language, speaking disorder, lisping, es-lüsğa.

Özet
Erken Dönem Arap Edebiyatı Kaynaklarına GöreArap Dilinde Pelteklik

Bu makalede Arapça’da konuşma bozukluklarından pelteklik konusu ele alınmaktadır. Bu bağlamda en yaygın ve belirgin konuşma bozukluğu olarak görülen peltekliğin hangi harflerde görüldüğü ve bu harflerin hangi harflere dönüştüğü incelenmiş olup konuyla ilgili olarak Arap dili fonetiği açısından elde edilen bazı tespitler ortaya konmuştur.

Anahtar Kelimeler: Arap dili, konuşma bozukluğu, pelteklik, el-lüsğa.

The Concept of Revelation According to the Bible and the Qur’ān

Niyazi BEKİ

Abstract
The Concept of Revelation According to the Bible And The Qur’ān
The main objective of this article is to investigate the meaning of revelation in the Bible and the Qur’ān. My basic question can be formulated as follows: Can the authenticity of revelation as a sacred text be established through its (verbatim) words, or through its meaning, or through both? To provide a general background, I shall start with the concept of revelation in the Judaism, Christianity, and Islam.
The New Testament writers see revelation as the self-communication of God in and through Jesus Christ. “Revelation is therefore given together with the person of the Logos (the Word); it is the manifestation of the life and love of God. Because Jesus is the only-begotten Son, he reveals the Father in what he says and does.” Jesus says, “Whoever has seen me has seen the Father.”
Islam’s understanding of revelation is that, Wahy, or revelation, comes from God, usually through the agency of the archangel Gabriel. It is unanimously accepted by Muslim scholars that revelation is given to prophets and, in its definitive and final form, to the Prophet Muhammad.

Key Words: The Concept of Revelation, the Word of God, Judaism, Christianity, Islam, the Bible, The Qur’an.

Özet
Kitab-I Mukaddes ve Kur’an-ı Kerime Göre Vahy Kavramı
Bu Makalenin amacı, vahyin mahiyetinin ne olduğunu tespit etmeye yöneliktir. Araştırmamızda şu sorulara cevap aranacaktır: Vahyin mahiyeti, yalnız mana mıdır, yoksa sadece lafız mıdır yahut her ikisinin toplamından mı ibarettir? Konu, Kitab-I Mukaddes ve Kur’an-ı kerim ışığında ele alınmıştır. Yahudilere göre, vahyin mahiyeti, hem lafız hem de mana olarak Allah’a aittir. Allah, Tevrat’ı, Hz. Musa’ya bu şekilde (the word of God) vahyetmiştir. Hıristiyanların görüşleri farklılık arzetmekle beraber genel olarak şöyle özaetlemek mümkündür. Allah’ın diğer peygamberlere göndrdiği vahiy, hem lafız hem de manadan ibarettir. Ancak Hz. İsa’nın kendisi cismani bir vahydir; Allah onda tecelli etmiştir. İslam alimlerinin göre ise, . Hz. Adem’den Hz. Muhammed’e kadar gelen bütün vahyler, Allah’ın kelmı (the word of God)dır. Vahyin mahiyetini yalnız mana olarak gören çok küçük bir grubun dışında, İslam alimlerinin ezici çoğunluğuna göre, vahiy, hem lafız hem de manadan ibarettir.

Anahtar Kelimeler: Vahy Kavramı, Allah’ın Kelamı, Yahudilik, Hıristiyanlık, İslam, Kitab-ıMukaddes, Kur’an-ı Kerim.

Neşâtî Divanı'nda Görülen Atasözleri ve Deyimler

Ömer SAVRAN

Abstract

Proverbs And Idıoms Found In The Neshatı Dıvan

In this study, the proverbs, sayings and idioms found in the divan of Neshati, who is shown as one of the masters of gazel in his own period, are presented with examples. In his poems the poet tries to reflect the expressions that are a part of daily speech and folk literature with respect to understanding the art of classical poems. The language materials given provide information about reflections of that time, understanding of art and consider the values of poets of the 17th century with the help of the poems of Neshati

Key Words: Neshati, proverbs, sayings, idioms, 17th century.

Özet

Neşâtî Divanı'nda Görülen Atasözleri ve Deyimler

Divan şiirinde ahengin sağlanmasında, aruz ölçüsünün temin ettiği dil disiplininin önemli bir etkisi olduğu bilinmektedir. Mısraların ritmik olarak düzenlenmesinde ölçünün yanında kafiye ve redifin de etkisi inkâr edilemez. Kafiye ve redifin kullanımında ise, gelenekle birlikte nazım şekillerinin de rolü vardır. Divan şiirinde kullanılan mazmunlar ve müşterek hayal dünyası, umumiyetle eleştiri konusu olurken, mevcut ses ve ahenk unsurları hakkında daha çok olumlu görüşler dile getirilmiştir. Divan şairlerinde görülen dil disiplini ve estetik zevk, artık günümüz şairleri ve eleştirmenleri tarafından da kabul görmektedir. Bu çalışmada, yukarıda ifade edilen görüşler doğrultusunda, edebiyat tarihimizde Sebk-i Hindî hareketine mensup divan şairleri arasında sayılan Neşâtî'nin şiirlerinde görülen şekil ve ahenk unsurları tespit edilmiş ve bu hususların muhteva ile olan ilişkisi üzerinde durulmuştur.

Anahtar Kelimeler: Neşâtî, ahenk, aruz, kafiye ve redif

Women and slavery: the popularity of female slave trade in Africa, its causes and consequences

Begum GUVENÇ
Abstract

Women and slavery:
The popularity of female slave trade in Africa, its causes and consequences

This paper speculates on why, in Africa, slave women were generally more highly valued than slave men, even though their prices were higher and their “maintenance” was more difficult. In order to do this, it looks into general assumptions such as the value of women for reproduction and production; and it explains the popularity of the female slave trade through the kinship system, women’s status in African societies and Islam. Moreover, it discusses the influence of slavery on the lives and social status of free and slave women in Africa. Finally, it depicts how free and slave African women dealt with slavery and with its consequences.

Key Word: slavery, reproduction, production values, popularity, the system of kinship, Islam

Özet

Kadın ve Kölelik: Afrika’daki Köle Ticaretinde Kadınların Popülerliği, Nedenleri ve Sonuçları

Bu calisma neden Afrika’da, köle kadınların daha cogunlukta oldugunu arastirmaktadir. Bunu yapmak için, arastirmaci kole kadınlarin ureme ve üretim degerlerini inceler ve kole kadinlarin popülaritesini Afrika’daki akrabalık sistemine ve Afrika toplumlarının İslamiyete bakis acisina baglar. Arastirma ayni zamanda Afrika’daki kadinlarin yaşamlarindaki kölelik etkisini tartışir.

Anahtar Kelimeler: Kölelik, Ureme ve Üretim Değerler, popülarite, Akrabalık sistemi, İslamiyet





"Makalelerin tamamını +90 212 230 52 15 yada info@academical.org
adresinden temin edebilirsiniz."

 

Ana Sayfa || Yeni Sayı || Arşiv || İletişim || Yayın İlkeleri || Abone || Linkler || Siteye Kayıt || Önerileriniz || Sıkça Sorulan Sorular? ||  Site Haritası || E-posta || Akademik Araştırmalar Merkezi || English