25.SAYI ÖZETLERİ
(ABSTRACTS
OF 25th ISSUE)
Foreign Direct Investment Flows in Kazakhstan: The Role of Energy Sector
(Kazakistan’a Yabancı Sermaye Girişleri: Enerji Sektörünün Rolü)
Asya ve Avrupa’yı Birbirine Bağlayan Enerji Koridorunda Türkiye’nin Yeri
Water Policy in Kyrgyzstan and Tajikistan: Problem Perception and Agenda Setting
(Kirgizistan ve Tajikistan’ın Su Politikaları: Sorunların Algılanması ve Gündemin Oluşturulması)
Economic Problems of the Kyrgyz Republic in the Transitional Period
(Dönüşüm Sürecinde Kırgızistan’ın Ekonomik Sorunları)
The Emerging Marketing Environment in Georgia as a Transition Economy
(Bir Geçiş Ekonomisi Olarak Gürcistan’da Gelişen Pazarlama Çevresi)
The Initial Coronal Consonants of Some Inflectional Suffixes in Bashkir
(Başkurt Türkçesinde Bazı Çekim Eklerinin Başında Bulunan Dil Sırtı Ünsüzleri)
The Mass Media Systems In Turkish Republics
(Türk Cumhuriyetleri’nde Kitle İletişim Sistemleri)
Turkish Outside Turkey:
The Role Of Turkish In Turkey’s International Relations
(Türkiye Dışında Türkçe:
Türkiyenin Uluslararası İlişkilerinde Türkçenin Rolü)
Contemporary Approaches To The Education Of The
Turkish Language And Literature
(Türk Dili Ve Edebiyatı Eğitimine Çağdaş Yaklaşımlar)
Thought Of Neshati On His And Poetry, A Poet Of Divan Poets Lived On The Century Of XVII
(XVII. Yüzyıl Divan Şâirlerinden Neşâtî'nin Kendi Şiiri ve Şâirliği Hakkındaki Düşünceleri)
“A.Yesevî’de Mistik Unsurlar” Üzerine İtalya’da Yapılan Bir Doktora Çalışması
“Venedik’te Bir Yesevî Dervişi”
Foreign Direct Investment Flows in Kazakhstan: The Role of Energy Sector
![]()
Vildan SERİN
Elif YÜKSEL
Abstract
Kazakhstan is the second largest oil producer after Russia among the former Soviet republics. Kazakhstan is trying to transition toward a free market in energy and encourage foreign investment to flow its oil and gas resources. Kazakhstan is shifting its trade and energy patterns away from the former Soviet Union and toward its neighbors in Central Asia, the Caucasus, and Turkey. This paper focuses on the linkage between foreign direct investment (FDI) flows and Kazakhstan’s energy policies and resources. The literature related to foreign direct investment is surveyed in the first part. Kazakhstan’s oil and natural gas reserves are examined in the second part. The determinants of the foreign direct investment in Kazakhstan are analyzed by an economic model in the last part.
Key Words: foreign direct investment, transition economies, and human development indicator, Central and East Europe Asia, Kazakhstan.
Özet
Kazakistan’a Yabancı Sermaye Girişleri: Enerji Sektörünün Rolü
Bu çalışma da Kazakistan’a yabancı sermaye girişlerini etkileyen faktörler incelenmiştir. Kazakistan Eski Sovyetler Birliği’ nde Rusya’dan sonra ikinci büyük petrol üreticisidir. Kazakistan enerji sektöründe yabancı sermaye akışını teşvik etme ve liberalleşme politikaları izlemektedir Bu açıdan özellikle Kazakistan’ın petrol ve doğal gaz kaynaklarına ait enerji politikası ve yabancı sermaye girişleri arasındaki pozitif bir ilişki olduğu varsayılmıştır. Birinci kısımda doğrudan yabancı sermaye yatırımları ile ilgili literatür taraması yer almaktadır. İkinci kısımda Kazakistan’ ın petrol ve doğal gaz kaynakları ve buna yönelik politikaları incelenmiştir. Kazakistan’ da yabancı sermaye yatırımlarını belirleyen faktörler ise üçüncü kısımda analiz edilmektedir.
Anahtar Kelimeler: Doğrudan yabancı sermaye yatırımları, geçiş ekonomileri, Orta Asya, Doğu Avrupa, Kazakistan, insani gelişme endeksi.
Asya ve Avrupa’yı Birbirine Bağlayan Enerji Koridorunda Türkiye’nin Yeri
![]()
Havva ÇAHA
Abstract
This study analyzes the place of Turkey in the East-West energy corridor in regarding to the natural gas. It firstly analyzes the natural gas profile of such countries as Russia, Iran, Azerbaijan, Turkmenistan and Kazakhstan and then looks at the current and coming natural gas agreements between Turkey and these countries. Turkey, in the long run, plans to sell natural gas to the Europe. It already has several natural gas agreements according to this plan. In addition to the prediction about the natural gas demand in the country, Turkey has many natural gas agreements upon the expectation that it will sell natural gas to the Europe. Based upon such predictions it has given place to some important natural gas pipeline projects to diversify the supply such as the Blue Stream, the Iranian natural gas project, the Azerbaijan natural gas project and the Turkmen natural gas project. But this study tries to indicate that Turkey has great economical and social losses because of these agreements. Moreover, this study will argue that Turkey came to depend on Russia in regard to the natural gas and the role of Turkey in the East-West energy corridor will be limited with being only a transit country.
Key Words: East-West energy corridor, natural gas pipeline, Turkey natural gas demand, Turkey natural gas supply, Russian natural gas sector, Azarbaijan natural gas sector, Turkmenistan natural gas sector, Kazakhstan natural gas sector, EU natural gas market
Özet
Asya ve Avrupa’yı Birbirine Bağlayan Enerji Koridorunda
Türkiye’nin Yeri
Bu çalışmada Türkiye’nin Asya ve Avrupayı birbirine bağlayan enerji koridorundaki yeri doğal gaz açısından incelenecektir. Bunun için öncelikle Rusya, İran, Azerbaycan, Turkmenistan ve Kazakistan ülke profilleri doğal gaz bağlamında ele alınacak; sonra da bu ülkelerle Türkiye arasında mevcut ve olası doğal gaz alım ilişkilerine bakılacaktır. Türkiye, uzun vadede AB’ye doğal gaz satmayı planlamaktadır. Doğal gaz bağlantılarını bu planı göz önünde tutarak gerçekleştirmiştir. Geçmişte Türkiye’nin doğal gaz talebi konusunda yapılan tahminlerden ve enerji koridorunda satıcı bir ülke olarak büyük bir rol alacağı beklentisinden hareketle büyük miktarlarda doğal gaz alım anlaşmaları yapılmıştır. Yapılan tahminler esas alınarak Mavi Akım, İran Gazı, Azeri Gazı ve Türkmen Gazı başta olmak üzere çeşitli projelere yer verilmiştir. Fakat bu çalışmada, Türkiye’nin bu bağlantılardan dolayı büyük ekonomik ve sosyal zararlara uğradığı ortaya konacaktır. Bununla birlikte, çalışmada Türkiye’nin doğal gaz açısından Rusyaya bağımlı bir ülke haline geleceği ve bu koridordaki yerinin transit bir ülke olmakla sınırlı kalacağı hususu ayrıntılı biçimde tartışılacaktır.
Anahtar Kelimeler: Doğu-Batı Enerji Koridoru, doğal gaz boru hattı, Türkiye doğal gaz talebi, Türkiye doğal gaz arzı, Rusya doğal gaz sektörü, Azerbaycan doğal gaz sektörü, Türkmenistan doğal gaz sektörü, Kazakistan doğal gaz sektörü, AB doğal gaz piyasası
Water Policy in Kyrgyzstan and Tajikistan: Problem Perception and Agenda Setting
![]()
Jenniver SEHRING M.A.
Abstract
Water in Central Asia is mostly associated with scarcity and interstate conflict. Newer research has shown that conflicts are not so much rooted in actual shortage but more in the societal deficit to handle resources equitable. As most water resources of Central Asia are originating in Kyrgyzstan and Tajikistan, political decisions concerning water use there have a strong influence on the lower riparian states. Both countries have similar geographic and economic conditions (e.g. upper-riparian location, interest in expansion of irrigation area and hydro power generation) but have a different problem perception concerning water policy and therefore a different policy agenda. Based on neo-institutional policy-analysis this paper focuses on how the institutional context shapes the problem perception and which incentives guide actors’ behavior in the agenda setting process
The main argument of the paper is that international donors have a considerable influence on the national discourse on water and therefore on problem perception in water policy. This role of donors, however, is dependent on the political context of the particular country: The different modes of political transformation provided different facilities for donors to act. Therefore, the role of donors is an interceding variable to the explanatory variable of the political-institutional setting. However, these institutional constraints still leave a ‘corridor’ for decisions by national actors concerning the agenda setting, which are based on the strategic value of the water issue.
Key Words: Central Asia, Kyrgyzstan, Tajikistan, political decisions, water policy, neo-institutional policy.
Özet
Kirgizistan ve Tajikistan’ın Su Politikaları: Sorunların Algılanması ve Gündemin Oluşturulması
Orta Asya’ su sorunlarını kıtlık ve develetler arası çatışma ile birlikte irdelemek gerekir.Bu çatışma, gerçek bir kıtlıktan çok kaynakların, politik kararlarla eşit olarak kullanılmamasından doğan toplumsal bir açıktan kaynaklanır. Her iki ülke de benzer coğrafi ve ekonomik koşullara sahıp olmalarına rağmen, su politikalarına ilişkin sorunları ve gündemleri farklıdır. Neo kurumsal politik analize dayalı bir yaklaşımla bu makale, kurumsal genel durumun sorunların algılanmasını nasıl şekillendirdiğini ve gündemin belirlenmesi sürecinde, hangi kılavuz aktörlerin davranışlarının etkili olduğunu inceler. Bu makalenin temel görüşü, uluslararası vericilerin su politikasındaki sorunların algılanmasında ve ulusal söylemlerin belirlenmesinde son derece etkili olduğudur. Vericilerin durumu ülkeye özgü politik genel duruma bağlıdır: Farklı tarzlardaki siyasi dönüşümülerin sağladığı farklı kolaylıklar. Bunun için vericilerin rolü siyasi kurumsallaşmayı açıklayan bir aracı değişkendir Bununla birlikte bu kurumsal kısıtlar, hala ulusal aktörlerlerin su ile ilgili stratejik değerlere dayanan gündemi oluşturmaların da etkilidir.
Anahtar Kelimeler : Orta Asya, su politikaları , yeni kurumsal politikalar , Kırgızistan, Tajikistan, politik kararlar
Economic Problems of the Kyrgyz Republic in the Transitional Period
![]()
Mehmet DİKKAYA
Osman KADI
Abstract
Kyrgyzstan, with a transition economy, has faced many socio-economic problems since its independence. However, the country maintains ideals for international concerns. These problems can be considered as remnants of the Soviet economic system. The unique conditions of Kyrgyzstan should also be taken into account from a historical perspective. These conditions include isolation from important economic centers, landlocked geography, lack of natural reserves except gold, low level of foreign investment, productivity problems, and low level of entrepreneurial ability etc... This article examines its historical background and offers some possible implications or solutions for effectively dealing with the current socio-economic problems.
Key Words: Transition economy Kyrgyzstan, historical reasons, low level of FDIs, unique conditions, entrepreneurial ability
Özet
Dönüşüm Sürecinde Kırgızistan’ın Ekonomik Sorunları
Bir geçiş ekonomisi olarak Kırgızistan, bağımsızlığı izleyen yıllarda birçok sosyo-ekonomik problemle yüz yüze kalmıştır. Bununla birlikte bu ülke, uluslararası toplum nezdinde önemli bir yere sahiptir. Ülkenin son on yılda mücadele ettiği sorunlar büyük oranda Sovyet ekonomik sisteminin mirasından kaynaklanmaktadır. Tarihsel açıdan Kırgızistan’ın kendine has özellikleri de dikkate alınmalıdır. Bu özel durumlar; büyük ekonomik merkezlere uzak bulunma, kapalı coğrafi yapı, altın dışında önemli doğal kaynaklardan mahrum olma, düşük düzeyde seyreden yabancı yatırımlar, verimlilik problemleri ve girişimcilik nosyonunda görülen zayıflık olarak belirtilebilir. Mantalite sorunu olarak nitelenebilecek olan bu son problem, muhtemelen tarihsel bir arka plana sahiptir. Bu makale, böyle bir tarihsel zemini incelemekte ve mevcut ekonomik sorunlarla etkin olarak mücadele etmek için muhtemel çözüm önerileri sunmaktadır.
Anahtar Kelimeler: Kırgızistan’ın ekonomik problemleri, tarihsel nedenler, düşük düzeyde yabancı yatırımlar, özel şartlar, zayıf girişimcilik nosyonu
The Emerging Marketing Environment in Georgia as a Transition Economy
![]()
İsmail ÖZSOY
Ali Rıza APİL
Abstract
This paper analyses the emerging economic, political, legal, and cultural environment of the Georgian market. It draws a framework of the marketing infrastructure of the country with particular references to the recent economic reform process, the political climate, legal and fiscal reforms, and culture. After the Rose Revolution that gave an end to the Shevardnadze era, the new government which is determined to overcome corruption and strengthen legal enforcement steadfastly with the hope for a better business environment. In spite of ongoing developments and increasing GDP, the market is not yet at the full status of a buyers’ economy. As shopping means going to bazaar in Georgia, there take place most of the trade transactions. Valuable findings for workable marketing strategies have been referred to in the study as a guideline to businesses. The study concludes that, although the immediate prospects of the Georgian market appear uncertain, the long-term potential is high, considering its possession of certain key advantages.
Key Words: Georgia, transition economy, marketing environment, business environment, marketing strategies, marketing infrastructure.
Özet
Bir Geçiş Ekonomisi Olarak Gürcistan’da Gelişen Pazarlama Çevresi
Bu çalışma Gürcistan pazarının iktisadî, siyasî, hukukî ve kültürel çevresini analiz etmekte, anılan bu alanlarda gerçekleştirilmekte olan reformlar süreci bağlamında ülkenin pazarlama altyapısının çerçevesini çizmektedir. Shevardnadze iktidarına son veren Gül Devrimi sonrasında yolsuzlukları yenme ve kanunları etkin kılma kararlılığındaki yeni yönetimin uyguladığı politikaların daha iyi bir iş çevresi konusunda ümitleri tazelediği görülmektedir. Tüm gelişmelere ve milli gelirdeki artışa rağmen Gürcistan pazarının henüz tam bir tüketim ekonomisi seviyesine ulaşamadığı anlaşılmaktadır. Alışverişin, pazara gitme anlamına geldiği ülkede ticarî faaliyetin büyük bir kısmı pazar yerlerinde gerçekleşmektedir. Etkili pazarlama stratejileri için önem arz eden bulgulara yer verilen çalışmada, erken bir cezibedeci gelişme kesin olmasa da, sahip olduğu bir kısım avantajlar göz önüne alındığında Gürcistan pazarının uzun dönemde önemli bir potansiyele sahip olduğu sonucuna varılmıştır.
Anahtar Kelimeler: Gürcistan, geçiş ekonomisi, pazarlama çevresi, iş çevresi, pazarlama stratejileri, pazarlama altyapısı.
The Initial Coronal Consonants of Some Inflectional Suffixes in Bashkir
![]()
Fatma Şahan GÜNEY
Abstract
This study addresses the question of what the underlying forms of the initial coronal consonants for some specific inflectional suffixes in Bashkir are. The study identifies basically two phonetic environments to which the initial coronal consonants of the suffixes examined here are sensitive: post vocalic and post consonantal. Non-alternating post vocalic representations of the initial consonants are identified as the underlying forms as opposed to the post consonantal realizations which are considered to be the alternating forms. Furthermore, it is suggested that the varying forms of those initial consonants are manifested by the specific features of the consonant groups they are affixed after. Following this, the study mainly suggests two types of consonant changes, one being desonorization and the other fricativization.
Key Words: Bashkir, coronal consonants, desonorization, fricativization.
Özet
Başkurt Türkçesinde Bazı Çekim Eklerinin Başında Bulunan
Dil Sırtı Ünsüzleri
Bu çalışmada Başkurt Türkçesinde bulunan bazı çekim eklerinin başında bulunan ünsüzlerin asli şekillerinin neler olduğu sorusu irdelendi. İncelenen eklerin başında bulunan dil sırtı ünsüzlerinin değişimlerini tetikleyen ünlü sonrası ve ünsüz sonrası olmak üzere iki fonetik ortam belirlendi. Ünsüz sonrası değişen şekillere karşılık, ünlü sonrası değişmeyen şekilleri, söz konusu ünsüzlerin asli şekli olarak belirledik. Ünsüz sonrası ortaya çıkan ünsüzleri ise değişken şekiller olarak önerdikten sonra söz konusu değişken şekillerin, eklerin kendisinden sonra getirildikleri kelime sonu ünsüz gruplarının ortak fonetik özelliklerine göre belirlendiğini ileri sürdük. Bundan hareketle, söz konusu eklerdeki değişken ünsüzler için titreşimsizleşme ve sürtüşmelileşme olmak üzere başlıca iki tip fonetik değişim belirledik.
Anahtar Kelimeler: Başkurt Türkçesi, dil sırtı ünsüzleri, titreşimsizleşme,
Sürtüşmelileşme.
The Mass Media Systems In Turkish Republics ![]()
Leyla BUDAK
Abstract
After independence, the media in the Turkish Republics have confronted survival and specific problems. Mass media organizations in these different republics of the region face similar problems; low welfare standards, lack of professionalism in the media field, some technical and ethical issues, legal, political and economic factors. The guarantees contained in these countries’ constitutions and other laws for freedom of speech, distribution of information and freedom to practice the business of mass media, do not fully exist in reality.
Mass media should develop and be free not for the interests of those in power but for the interests of society as a whole. In these young republics there is a general need for political and social recognition and acceptance of media’s real functions and also there is a need for relative independence from political powers. The governments of these countries must respect freedom of the press and provide guarantees to the journalists. At the same time media professionals must improve ethical standards.
Key Word: Turkish Republics, Mass Media Systems, Democratization, Print Media, Radıo and Television Companies, Control Methods and Censorship
Özet
Türk Cumhuriyetleri’nde Kitle İletişim Sistemleri
Bağımsızlık Sonrası Gelişmeler, Genel Sorunlar ve İşbirliği Faaliyetleri
Bağımsızlıklarının ardından Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan tüm sosyal, kültürel ve ekonomik yapılanmalarında önemli değişimler geçirmişlerdir. Kitle iletişim sistemleri de önemli değişimlerin yaşandığı alanlardan biridir. Genç Türk Cumhuriyetleri’nde aralarında farklılıklar mutlaka olmakla birlikte eski sistemin etkisi hala bazı yönleriyle kendini hissettirmektedir. Siyasi irade ve bürokratik kadroların yetmiş yıllık komünizm mirası düşünceleri ve uygulamaları tam olarak aşamadığı görülmektedir. Bu düşüncenin belirgin yansıması kitle iletişim sistemlerinde kimi zaman dolaylı kimi zaman dolaysız olarak izlenebilir. Kitle iletişim alanında tam anlamıyla demokratik ve çoğulcu bir yapılanmanın oluşturulması için öncelikle eski sistemin uygulama ve yöntemlerinin aşılmış olması gereği vardır. Kitle iletişim alanında demokratikleşme çabaları tüm cumhuriyetlerde daha fazla desteklenmelidir. Ülke anayasalarında ve ilgili yasalarında basın alanına tanınan özgürlükler uygulama alanına taşınmalı diğer bir deyişle yasalar ve uygulamalar arasında paralellikler sağlanmalıdır. Basın çalışanları da profesyonel etik standartlarını güçlendirmeli ve sosyal sorumluluk normları içinde
çalışmalıdırlar.
Anahtar Kelimeler: Türk Cumhuriyetleri, Kitle İletişim Sistemleri, Demokratikleşme, Yazılı Basın, Radyo ve Televizyon Kuruluşları, Kontrol Yöntemleri ve Sansür
Turkish Outside Turkey:
The Role Of Turkish In Turkey’s International Relations ![]()
Mehmet KUTALMIŞ
Abstract
Today, efforts in the linguistic field should focus on Turkey’s Turkish which is the greatest and most advanced written language of the Turkic world. When multifaceted, healthy relations intensify between Turkey and the Turkic nations, in all probability, at least among the Oghuz-West (Iran, Iraq, Syria, Turkmenistan, Azerbaijan) Turks, the common language of communication will be Turkey’s Turkish. The Turks who live in Bulgaria, Greece, the US, and the European countries already use Turkey’s Turkish as their native language or language of communication as they are Turks.
The technological opportunities of our era and the current conjuncture offer a great chance to Turks and the Turkish language unprecedented in the history of the Turks. Today public opinion is one of the most important elements of foreign policy. Turkish language has a significant intermediary role in Turkish international relations outside Turkey’s borders.
Key Words: Turkish, Turkic languages, Turkic Republics, Turkish Diaspora, international relations,
Özet
Türkiye Dışında Türkçe:
Türkiyenin Uluslararası İlişkilerinde Türkçenin Rolü
Devletler, farklı ülkelerle ekonomik, kültürel ve politik ilişkilerini artırmada pek çok unsuru aracı olarak kullanabilirler. Bunların başında da dil ve kültür gelir. Türkçe Türkiye’nin başka ülkelerle ilişkiler kurma ve geliştirmesinde önemli bir aracı role sahiptir ve hatta stratejik bir güçtür; bu gücün varlığını şu şekilde tahlil edebiliriz: 1. Irak, Suriye, Bulgaristan gibi Osmanlı yönetiminde kalmış ülkelerde Türkçe. 2. Türk Cumhuriyetleri’nde (Azerbaycan, Kazakistan vd.) Türkçe. 3. Türk toplulukları arasında (İran, Rusya vd.) Türkçe. 4. Türk diyasporasında (Almanya, Amerika vd.) Türkçe.
Bu makalede geçen “Turkish” terimi Türkiye Türkçesi, “Turkic” kavramı ise diğer Türk dil ve lehçeleri için (Kazakça, Uygurca vs.) kullanılmaktadır.
Çağımızın teknik imkanları ve şu andaki konjonktür, Türklere ve Türkçe’ye tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar büyük bir şans sunmaktadır. Türkiye sınırları dışındaki Türkçe, bugünkü haliyle bile Türk dış politikasında önemli bir aracı role sahiptir ve hatta büyük bir stratejik güçtür. Türkçe’nin bugünkü sınırları Osmanlı Devleti’nin coğrafi ve kültürel sınırlarını aşmıştır. Türklerin Türkçe’nin Orta Doğu, Balkanlar, Orta Asya ve Kafkasya’nın “prestijli dili” haline gelmesini gerçekleştirebilmeleri için Türkiye’nin hem Türk halkları hem de dünya ulusları nezdinde saygın, hür, demokratik; ekonomik, politik ve kültürel yönden güçlü ve etkin olması gerekmektedir.
Anahtar Kelimeler: Türkçe, Türk Dünyası, Osmanlı Coğrafyası, Türk Diyasporası, Uluslararası İlişkiler.
Contemporary Approaches To The Education Of The
Turkish Language And Literature ![]()
Vedat Nuri TURHAN
Abstract
From the fact that the way to be successful is through knowing oneself, we aim at helping our students to know themselves and educate individuals to be responsible both to themselves and their environment, to study, search, have self expression and to have an analytic understanding, to reflect a Kemalist and contemporary outlook and most of all to cherish their own customs and national spiritual values. Since the early days of the republic, a handful of curricula have been prepared in the Turkish language. These curricula have been prepared in accordance with the objectives and national education policies predominant at their time. The principal objective of Turkish National Education in the Turkish language and literature curriculum is to teach the Turkish language and its literature, taking into consideration the necessities of the century. This paper is an attempt to survey these developments in the Turkish educational system as applied in language and literature courses.
Key Words: Literature, curriculum, language, education, culture.
Özet
Türk Dili Ve Edebiyatı Eğitimine Çağdaş Yaklaşımlar
Başarılı olma yolunun insanın kendisini tanımasıyla ilgili olduğu gerçeğinden hareketle edebiyat derslerinde amaç; öğrencilerimizin kendisini tanıması, kendisi ve çevresiyle uyumlu; okuyan, araştıran, hür düşünebilen, ifade etme yeteneği gelişmiş, analitik düşünceye sahip, bilgi ve kültür düzeyi yüksek; Atatürkçü ve çağdaş düşünceye sahip; tarihine, örfüne, milli-manevî değerlerine bağlı bireyler yetiştirmektir.
Millî kimliğimizin koruyucusu, kültürümüzün taşıyıcısı olan Türk dili ve duygularımızın terbiyecisi olan Türk Dili ve Edebiyatının orta öğretim kurumlarında öğretimi için Cumhuriyetin ilk dönemlerinden bugüne birçok program hazırlanmıştır. Bu programlar; uygulamaya konuldukları devrin millî eğitim politikalarına ve hedeflerine uygun olarak hazırlanmışlardır.
Türk dilini ve edebiyatını, Türk milletinin ve ülkesinin maddî ve manevî kültürünü çağın gereklerini de göz önüne alarak en iyi şekilde vermek, Türk Millî Eğitiminin Türk Dili ve Edebiyatı öğretim programlarındaki en önemli amacı olmuştur.
Türk Dili ve Edebiyatı eğitiminin amaçlarının gerçekleştirilmesinde derslerin ve bu derslerin içeriklerinin düzeni, akademik bir çaba gerektirir. Konuların öğretilmesinde uygulanan strateji, yöntem ve tekniklerin; çağın ve bilimsel anlayışın gereklerine göre geliştirilmeleri gerekir.
Anahtar Kelimeler: Edebiyat, program, dil, eğitim, kültür
Thought Of Neshati On His And Poetry, A Poet Of Divan Poets Lived On The Century Of XVII
![]()
Ömer SAVRAN
Abstract
In this study, the emphasis is on reflections of Divan poets and particularly about Neshati’s reflections on his poems in regards to the subject of poetry which has an important place in the culture of every nation. In particular matters about Tezkire books written and poets who lived before Neshati are summarized. Brief information is given about the general status of Turkish literature and art during the century that the poet lived.
Key Words: Neshati, poem, poet, Sebk-i Hindi, century of XVII.
Özet
XVII. Yüzyıl Divan Şâirlerinden Neşâtî'nin Kendi Şiiri ve Şâirliği Hakkındaki Düşünceleri
Bu çalışmada, her milletin kültürü içinde önemli bir yer tutan şiir kavramı hususunda, divan şâirlerinin düşünceleri ve özellikle Neşâtî'nin kendi şiiri hakkındaki değerlendirmeleri üzerinde durulmuştur. İncelemenin hemen başında, Neşâtî'den önce yaşamış tezkire sahipleri ve şâirlerin, şiir ve şâirlik mefhumu konusundaki düşünceleri özetlenmiş, daha sonra ise şâirin yaşadığı yüzyıldaki Türk edebiyatının genel durumu ve devrin sanat telâkkisi hususunda kısaca bilgi verilmiştir.
Çalışmamızın ikinci bölümünde ise, Neşâtî'nin kendi şiiri ve şâirliği ile ilgili divanında tespit edebildiğimiz değerlendirmeleri ele alınmıştır. Şâirin dile getirdiği düşünceler, her ne kadar kendi şâirliğini öven şahsî hükümlerden oluşsa da, bu incelemenin devrin şiir ve şâirlik anlayışı konusunda bir fikir vereceğine inanılmaktadır.
Anahtar Kelimler: Neşâtî, şiir, şâir, Sebk-i Hindi, 17. yüzyıl
“A.Yesevî’de Mistik Unsurlar” Üzerine İtalya’da Yapılan Bir Doktora Çalışması
“Venedik’te Bir Yesevî Dervişi” ![]()
Kudret ALTUN
Visintainer, tezinin sonucunu şu sözlerle tamamlar:
“Hoca Ahmed Yesevî, dar hücresinin hudutlarından dünyanın geniş, derin ufuklarını seyrederken, Fenâ Fi’l-aşk davetini yayan bir cömert derviştir.”
Zaten Türkistan’ın ehemmiyeti, Asya’da tuttuğu vaziyetinden doğar. Türkistan bir taraftan Orta ve Ön Asya, öbür taraftan Hindistan’ı birbirine bağlayabilen durumdadır.
Aynı zamanda muhit Türk iken, çöl halklarının eski geleneklerinin devam ettiği düşüncesi akla geliyor. Adı geçen göçebe halklarının dünya görüşünde saha bölümleri mefhumu, kudsiyyet mefhumuna sıkı sıkıya bağlıydı (coğrafya-insan ilişkisi). Zaten iki koldan ibaret olan Eski Türkler’in ülkesinde doğuda Bumin, batıda ise İstemi olmak üzere iki kağan bulunmaktaydı.
Aynı şekilde Oğuz Kağan Destanı’na göre Oğuz Kağan’ın sağ yanında Bozok, sol yanında ise Üçok adlı oğulları bulunuyordu.
Bütün bunlardan yola çıkılarak Hoca Ahmed Yesevî de Kudsî tesirini sağına ve soluna hissettiren eşsiz bir şahsiyettir.
Yukardaki değerlendirmeye ekleyecek pek bir şey yok gibidir, yazarın son derece objektif bir bakışla yaptığı değerlendirme, onun Türk tarih ve edebiyatının diğer dönemlerine de vakıf olduğuna dair bize ipucu vermektedir. Türkoloji doktorası yapan bir yabancı araştırmacı olarak, Visintainere, Ahmet Yesevî ve Hikmetlerini neredeyse bizim dikkat-i nazarımızla inceleme konusu yaptığından dolayı içten teşekkürlerimizi iletmek isteriz.
"Makalelerin tamamını +90 212 230 52 15 yada
info@academical.org
adresinden temin edebilirsiniz."
Ana Sayfa || Yeni Sayı || Arşiv || İletişim || Yayın İlkeleri || Abone || Linkler || Siteye Kayıt || Önerileriniz || Sıkça Sorulan Sorular? || Site Haritası || E-posta || Akademik Araştırmalar Merkezi || English