24.SAYI ÖZETLERİ (ABSTRACTS OF 24th ISSUE)
Kur’ân Kıssalarında Eski Uygarlıklar
Hac 25. Âyet Bağlamında Müslümanların Mescid-İ Haram’daki Eşitliği
İkinci Meşrutiyet Döneminde Bir Sivil İtaatsizlik Örneği: Lütfi Fikri Bey’in Tanzimat Gazetesi
Egemenlik ve İnsan Hakları Açısından Küreselleşme ve Uluslararası Hukuk
Osmanlı İmparatorluğunda Kıyafet Alışkanlıkları, Düzenlemeler ve Gayr-i Müslimler
Küçük İşletmelerde Pazarlama Stratejilerinin Etkili Pazarlanmasi
Muhyiddin Ibn Arabi ve Sadreddin Konevî’nin Düşünceleri Arasındaki İlgi
Anadolu’da Ortaçağ Kent Morfolojisi Üzerine Düşünceler “Selçuklu Çağında Akşehir”
Osmanlı Arşiv Belgeleri Işığında II. Abdülhamid Döneminde Yahudilerin Filistin’e Yerleşim Çabaları
Kırsal/Kentsel Kesimde Eğitim ve İstihdam
Kimlik, Kamusal Alan ve Toplumsal Cinsiyet Bağlamında Kahvehaneler
İngilizlerin Avustralya’ya Yerleşme Nedenleri Neydi?
Kur’ân Kıssalarında Eski Uygarlıklar ![]()
Bu makalede, bir kısım kalıntıları günümüze kadar gelen ve Kur'ân'da anlatılan Âd, Semûd ve Sebe' kıssaları ele alınmıştır. Kur’ân âyetleri bağlamında ele alınan bu kıssalar incelenirken, konu ile ilgili Kitabı Mukaddes, tefsir ve tarih kaynaklarına da başvurulmuş ve söz konusu kavimlerin yaşadıkları bölgelerde yapılan arkeolojik çalışmalarda elde edilen ve Kur’ân'ın verdiği bilgileri teyit eden bulgulara da işaret edilmiştir. Kur’ân, bu kıssaları sunmakla bir yandan bize İslâm öncesi çağlarla ilgili en doğru bilgileri sunmakta, diğer yandan hiçbir kaynakta yer almayan ve ancak son zamanlarda arkeolojik çalışmalarla gerçek oldukları ortaya çıkan kimi hususları zikretmekle de Hz. Muhammed’in Allah tarafından gönderilen bir elçi olduğunu ispatlamaktadır.
Anahtar Kelimeler: Hz. Muhammed, Kıssa, medeniyet, eski uygarlıklar, kitabe.
Ancıent Cıvılızatıons In Qur’anıc Storıes ![]()
In this article, Qur’anic stories about Âd, Semûd and Sebe' still having traces in the present day, are treated. While analyzing these stories within the context of Qur’anic verses, various interpretational and historical sources as the Bible also became a focus of our reference. The archeological findings in the regions in which those ethnologies lived also verified the Qur’anic stories. Since these findings already exist in the Qur’an and no other sources provide information about such facts, the Qur’an can be considered as an absolute source for providing us with ample information about pre-islamic periods having its precise stories verifiable by recent archeological findings. All these bring to mind the verification that Hz. Muhammed was sent as a messanger by Allah.
Key Words: Hz. Muhammed, story, civilization, ancıent civilizations, inscription.
Hac 25. Âyet Bağlamında Müslümanların Mescid-İ Haram’daki Eşitliği
![]()
Mekke, Allah tarafından emin belde olarak nitelendirilmiş kutsal bir şehirdir. Hz. İbrahim’den Hz. Muhammed’e kadar bu kutsallık devam etmiştir. Kur'ân, müslümanların Kabe’yi ziyaret etmelerini emretmekte, Hac sûresi 25. âyeti de, Mescid-i Haram’da bütün insanların eşit haklara sahip olduğunu bildirmektedir. Bu âyet bağlamında, Mekke’nin dışından gelenler ile Mekke’de ikamet edenlerin orada bulunan evlerden yararlanma konusunda eşit haklara sahip olup olmadığı tartışılmıştır.
Anahtar Kelimeler: Mekke, Mescid-i Haram, Hac, Eşitlik, Kira.
The Equalıty Of Muslıms In The Masjıd Al-Haram Wıthın The Context Of The 25th Verse Of The Hajj Surah
Mecca is a divine city defined as secured/guarded by Allah. This divinity continued from Abraham to Muhammad. The Qur’an requires Muslims to visit the Ka’bah, and the 25th verse of the Al-Hajj surah dictates that all mankind have the same rights in the Masjid al-Haram. In the context of this verse, discussions have been made as to whether people coming from outside Mecca have the same rights as those residing inside Mecca in regard to housing.
Kew Words: Mecca, Masjid al-Haram, Hajj (Pilgrimage), equality, rent.
İkinci Meşrutiyet Döneminde Bir Sivil İtaatsizlik Örneği: Lütfi Fikri Bey’in Tanzimat Gazetesi
![]()
Adı tam olarak konmasa da, Türkiye’de de zaman zaman sivil itaatsizlik eylemi olarak adlandırılabilecek eylemler görülmüştür. Türkiye Öğretmenler Sendikası’nın 1969 yılındaki öğretmen boykotu da Türkiye’deki ilk sivil itaatsizlik eylemi olarak gösterilmektedir. İkinci meşrutiyet Döneminde Dersim Mebusu Lütfi Fikri Bey, çıkarmakta olduğu Tanzimat gazetesinin gayrı meşru şekilde kapatıldığını öne sürerek, yasaklanmış olan gazetesini izin almadan tekrar neşretmiştir. Mesele Meclise taşınmış ve burada hararetli tartışmalar yapılmıştır. Lütfi Fikri Bey’in giriştiği kanunsuz gazete çıkarma girişimi yasaya aykırılık, kamuya açıklık, şiddeti reddetme, sistemin geneline değil tekil haksızlıklara karşı olma ve yaptırıma katlanma olarak adlandırılan sivil itaatsizlik eyleminin bütün unsurlarını bünyesinde taşıyan bir hareket olmuştur.
Anahtar Kelimeler: Tanzimat Gazetesi, Sivil İtaatsizlik, Lütfi Fikri, Mahmut Şevket Paşa, Divan-ı Harp
A sample of civil disobedience during the Second Constitution: Lütfi Fikri’s Tanzimat Newspaper
Civil disobedience generally defined as a conscious violation of a legal form has been the subject of discussion in Turkey in recent years. Although it has not been properly named, acts of civil disobedience have been witnessed in Turkey. The Turkish Teachers Union 1969 boycot is shown as one of the first acts of civil disobedience. During the Era of the Second Constitution, Lütfi Fikri Bey, a Dersim Parliamentarian, republished his newspaper without permission, claiming that his Tanzimat newspaper was closed illegally. The issue was taken to the Assemly and heated discussions took place. Lütfi Fikri Bey’s action was considered to be one non-concordant with the law, witnessed by everyone, rejecting violence, opposing singular not systemic unfair application and suffering from sanction, which are all among the characteristics of civil disobedience.
Key Words: Tanzimat Newspaper, Civil Disobedience, Lütfi Fikri, Mahmut Şevket Paşa, Court Martial
Egemenlik ve İnsan Hakları Açısından Küreselleşme ve Uluslararası Hukuk
![]()
Bu çalışmada, küreselleşmenin, bir yanıyla devletleri sınırlayan bir faktörken, bir yanıyla da onların kendi iradeleriyle inşa ettikleri bir yapı ve süreç olduğu vurgulanmaktadır. Uluslararası hukuk bağlamında küreselleşmenin başlıca göstergeleri şunlardır: uluslararası hukukun muhatabı olan aktörler çeşitlenmiştir; insan hakları, çevre hukuku, uzay hukuku, uluslararası ticaret hukuku, ve uluslararası kalkınma hukuku gibi konular uluslararası hukukun kapsama alanına girmiştir; uluslararası ilişkilerde kuvvet kullanma yasağı, erga omnes bir yükümlülük (uluslararası toplumun bütününe karşı yükümlenilen sorumluluk) haline gelmiştir; ‘uluslararası suç’ kavramı ortaya çıkmıştır; uluslararası mahiyetteki mal ve hizmet ticaretinde uygulanan gümrük duvarları tedrici olarak kaldırılmaktadır.
Anahtar Kelimeler: küreselleşme, egemenlik, meşruiye, demokrasi, insan hakları, kollektif haklar
Globalızatıon And Internatıonal Law In The Context Of The Questıons Of Sovereıgnty And Legıtımacy
It is asserted in this study that globalization, in one sense, is a factor that restricts states, and, in another, is a structure and process that is constructed by states themselves. Issues such as human rights, environmental law, outer space law, international trade law, and international development law have become matters for international law. The prohibition of the use of force in international relations has become an erga omnes (a duty owed to the entire international community) obligation. The notion of ‘international crime’ has evolved as part of international law. The customs barriers imposed by states in respect of international trade in goods and services are being progressively abolished. In the course of globalization, the ‘traditional’ way in which political authority is exerted has been transformed. International organizations such as the IMF and the World Trade Organization and certain states enjoy a somewhat privileged position in the global system. A call is needed for an understanding of globalization in its complexity and strategies for avoiding its negative consequences.
Key Words: globalization, sovereignty, legitimacy, democracy, human rights, collective rights, international crime
Osmanlı İmparatorluğunda Kıyafet Alışkanlıkları, Düzenlemeler ve
Gayr-i Müslimler ![]()
Bu makale 16. yüzyıl ve 18.yüzyıl arası, özellikle 18. yüzyılda, Osmanlı gayr-i Müslimlerinin kıyafet alışkanlıkları ve kıyafet düzenlemeleri üstüne bir araştırmadır. Osmanlı toplumunda gayr-i Müslimler, Müslümanlara benzememek için farklı renklerde ve farklı kumaşlardan yapılmış kıyafetler giymek mecburiyetinde idi. Fakat yüzyıllardır ve özellikle 18. yüzyılda, gayr-i Müslimlerin, günlük hayatta bu kurallara pek de riayet etmedikleri gerçeği ve idarecilerin keyfi uygulamaları bu kuralların sembolik bir varlığı olduğunu ve çok ciddi ve tutarlı bir şekilde uygulanmadığı gerçeğini göstermektedir. 1829 tarihinde ilan edilen kanun ile dine dayalı kıyafet farklılıkları kaldırıldı. Fakat yüzyıllardır devam eden ve 18.yüzyılda hız kazanan gelişmelere bakıldığında 1829 kanununun çok da sürpriz olmadığı zaten yüzyıllardır süregelen gelişmelerin böyle bir kanunu hazırlayıcı mahiyette olduğu görülmektedir.
Anahtar Kelimeler: Kıyafet Alışkanlıkları, Kıyafet Düzenlemeleri, Gayr-i Müslimler, 1829 Kanunu, 18 yüzyıl
Clothıng Habıts, Regulatıons And Non-Muslıms In The Ottoman Empıre
This essay examines the clothing habits and regulations for non-Muslim Ottoman subjects from the sixteenth to the eighteenth centuries, focusing mainly on the eighteenth century. Non-Muslims were obliged to wear clothes of certain colors and made of specific material in their daily lives in order to not resemble Muslims. In theory, there was an accepted order, as stressed in the firmans, but in daily life people did not always obey these ideal models. This fact implies that restrictions on non-Muslim clothing were of a symbolic rather than a practical nature. As far as the principles of the law of 1829, which eroded the visible clothing distinction based on religion by the creation of religious uniformity, have been evaluated, the early practices and especially the developments during the eighteenth century, such as the increasing attempts by non-Muslims to dress like Muslims and Franks and their insistence on not wearing their pre-determined humiliating dresses, cause us to see the law of 1829 as a natural outcome.
Key Words: Clothing Habits, Clothing Regulations, Non-Muslims, 1829 law, 18th century.
Küçük İşletmelerde Pazarlama Stratejilerinin Etkili Pazarlanmasi
![]()
Küçük işletmeler kriz, iyileşme ve refah dönemlerinde performanslarını ve pazarda yaşayabilirliklerini devam ettirecek etkili pazarlama reçetelerine oldukca ihtiyaç duyarlar. Küçük işletme sahip/yöneticileri mal ve hizmetlerin pazarlanmasındaki lüzumlu yöntem ve metodları anlamaları gerekmektedir. Bu amaca uygun olarak, makale küçük işletmelerde pazar yapısı, fiyatlandırma, mal ve hizmetlere talep oluşturma ve satış ve taksitli alışveriş varsayımına dayanarak müşteri kredisini analamyı hedeflemektedir. Bu yönü ile makale, oldukca ihmal edilen bu alanda küçük işletme sahip/yöneticilerine pazarlama stratejilerinin etkili pazarlanması konusunda yol göstermektedir.
Anahtar Kelimeler: reklam, pazar, fiyatlandırma, promosyon, satış, küçük işletme
Effective Management Of Marketing Strategies In Small Firms
Small firms have an increasing need for effective marketing prescriptions that lead to performance improvement and viability during recession, recovery, and peak periods of business cycles. The owner/manager has to pave the way for understanding the essential properties in the effective marketing of goods and services in small firms. To this end, the paper deals with comprehending the nature of the market, pricing in small firms, how small firms build appeal for and sell their goods and services, and the timely factor of customer credit. In this way, the paper is an attempt to shed some light on marketing strategies used by the owner/manager of small firms; a significant, but highly neglected field.
Key Words: advertising, market, pricing, promotion, selling, small business.
Muhyiddin Ibn Arabi ve Sadreddin Konevî’nin Düşünceleri
Arasındaki İlgi ![]()
Sadreddin Edu’l Meal-i Ishak Muhammed Yusuf ali el-Konevi ibn Arabî ’den etkilenmiş kişilerin başında gelir. Bazı kaynaklarda Muhyiddin ibn Arabî’nin Sadreddin el-Konevi’nin dul annesiyle evlendiği böylece Sadreddin Konevi’nin onun üvey evladı olduğu kaydedilir. Fakat tarihi açıdan dikkatle incelendiğinde bunun kabul edilmesi mümkün gözükmemektedir.
Ibn Arabî’nin akli olarak Sadreddin Konevi üzerinde ne kadar etkili olduğu hususu da üzerinde tartışılması gereken ayrı bir konudur. Çünkü ibn Arabî’nin Konya’da olduğu dönemde Sadreddin Konevi’nin ona öğrenci olabilecek yaşta olması ve dolayısıyla ondan etkilenmiş olması mümkün değildir.
Anahtar Kelimeler: İbn Arabî, Sadreddin el-Konevi, Konya, Anadolu, Felsefe
The Relationship Between Muhyiddin Ibn Arabî and Sadreddin al-Konevi
Sadreddin Ebu’l Meal-i Ishak Muhammed Yusuf Ali el-Konevi is a first religious scholar who influenced from the ideas of ibn Arabî. Some sources argue that the widow mother of Sadreddin Konevi was married with ibn Arabî. However, this seems to be unjustifed argument in terms of historical point of view. The issue of the influence of Ibn Arabî on Sadreddin Konevi is an other matter of discussion. Since, it is far from the possibility of being a student of ibn Arabî for Sadredin Konevi during the residence of ibn Arabî in Konya.
Key Words: İbn Arabî, Sadreddin al-Konawi, Konya, Anatolia, Philosophy
Anadolu’da Ortaçağ Kent Morfolojisi Üzerine Düşünceler
“Selçuklu Çağında Akşehir” ![]()
Bu araştırma, Anadolu’da Selçuklu çağı Türk-İslâm yerleşim sürecinde organize edilen Anadolu-Türk kentlerinin tarihsel ve mekânsal arka plânında, Bizans egemenliğinden devralınan kentsel miras ile Orta Asya ve İran-Türk kent kültürü deneyimlerinin belirleyici olduğunu öngörmektedir.
Bu çerçevede, Selçuklu çağı yerleşme politikaları ve kentsel mekân organizasyonları boyutunda, vakâyi-nâme ya da menâkıb-nâme gibi çağın özgün yazılı kaynaklarına ve arkeolojik-mimari kalıtlara mekân boyutu kazandırmayı hedefleyen bir metodoloji kapsamında Akşehir kentinin morfolojisini belirlenmesi hedeflenmiştir.
Anahtar Sözcükler: Akşehir, Selçuklu Çağı, Orta Çağ, Anadolu, Kentsel Morfoloji
Thoughts On The Medıeval Urban Morphology In Anatolıa “Akshehir In The Seljuk Era”
In this study it is suggested that the historical and spatial background of the Anatolian-Turkish towns, that were organized in the Turk-Islam settlement process of Anatolia, are based on the experiences of Central Asia and the Iran-Islam urban cultures and the Byzantine urban heritage. The aim of this study is to determine the urban morphology of Akshehir by using the original manuscript of that era such as vakâyi-nâme/menâkıb-nâme and archaeological/architectural inheritances in terms of the settlement policies and urban spatial organizations of Seljukian.
Key Words: Medieval, Seljukian Era, Anatolia, Akşehir, Urban Morphology
Osmanlı Arşiv Belgeleri Işığında II. Abdülhamid Döneminde
Yahudilerin Filistin’e Yerleşim Çabaları ![]()
Bu çalışmada, Yahudilerin Filistin topraklarına yerleşmek için vermiş oldukları mücadele, uyguladıkları taktikler ve Osmanlı devlet erkanının onlara karşı izledikleri politika arşiv belgeleri ışığında incelenmiştir. XIX. yüzyılın son çeyreğinde Avrupa’da başlayan antisemitizm hareketlerinden dolayı Siyonistlerin, kutsal kabul ettikleri Filistin topraklarında bir Yahudi devleti kurmak amacıyla nasıl yoğun çalışmalar yürüttükleri; bu yüzden de II. Abdülhamid nezdinde ne tür girişimlerde bulundukları ve değişik yollar kullanarak Filistin ve civarında nasıl toprak satın alıp orada koloniler oluşturdukları belgeler ışığında ele alınmıştır.
Anahtar Kelimeler: Yahudiler, Filistin, II. Abdülhamid, Siyonizm, Antisemitizm.
The Jew's Struggle To Establısh Settlements In Palestıne In The Perıod Of Abdulhamıd Iı In Vıew Of Ottoman Archives
The aim of this study is to investigate,with the aid of Ottoman arhives, the tactics and struggle of Jews to establish settlements in Palestine and the counter-tactics and the policies of the Ottoman Empire to prevent them. It also aims to bring into light how the Zionists, due to anti-semitic activities starting during the last quarter of 19th century, strived to establish a Jewish State on Palestinian lands which they conceived as sacred, and how they spent immense efforts to persuade Abdülhamid II for help for their plans and how they developed tactics to buy lands and establish settlements there.
Key Words: Jews, Palestine, Abdulhamid II, Zionism, anti-Semitism.
Kırsal/Kentsel Kesimde Eğitim ve İstihdam ![]()
Türkiye’de kırsal ve kentsel kesimde eğitim hizmetlerinin dağılımı ve yaygınlığı önemli sorunların başında gelmektedir. Eğitim olanaklarından kırsal kesim kentsel kesime oranla daha sınırlı yararlanmakta bazen de hiç yararlanamamaktadır. Eğitimdeki bu farklılıkların yansımaları pek çok sosyal alanda kendini gösterdiği gibi ekonomik koşulların belirlenmesinde de etkili olmaktadır. Kentliler kırda yaşayanlara nazaran görece yüksek olan eğitim durumlarıyla daha yüksek istihdam şansını yakalayabilmekte buna karşın kırsal alanlarda yaşayanlar düşük eğitim düzeyleriyle düşük istihdama ve bunun sonucunda daha az gelire sahip olmaktadırlar.
Bu bildiride öncelikle kırsal/kentsel kesimde eğitim alanında yaşanan farklılıklara değinilerek, bunun nedenleri tartışılacak. Resmi istatistiklerden derlenen verilerle kırsal ve kentsel alanların eğitim düzeyleri karşılaştırılacaktır. Son olarak, eğitim ve istihdam ilişkisi incelenerek, eğitimin kırsal ve kentsel kesimde istihdam üzerindeki etkileri araştırılacak, çalışma sonuç kısmıyla tamamlanacaktır.
Anahtar Kelimeler: Eğitim, istihdam, kırsal-kentsel farklılıklar, işsizlik, toplum
Educatıon And Employment In The Rural/Urban Regıon
One of the important problems in Turkey has been the distribution and spread of educational services in both rural and urban areas. Rural areas compared to urban areas have benefited from the educational opportunities and services in a limited way, but sometimes they do not have benefited from them at all. These differences in educational opportunities and service have influenced various social areas and have also played a role in the determination of economic conditions.
The goal of this paper is to point out the educational differences in rural /urban areas and to discuss their causes. The level of education of rural and urban areas will be compared based on data gathered from government statistics. Finally, the relationship between education and employment and the effects of education on employment in rural and urban areas will be examined.
Key Words: Education, employment, rural-urban differences, unemployment, society
Kimlik, Kamusal Alan ve Toplumsal Cinsiyet Bağlamında Kahvehaneler
![]()
Bu yazı, kafe/kahvehaneleri, içerdikleri sosyalite bağlamında analiz etmeyi amaçlıyor. Kahvehaneler, birer toplumsallık alanı olarak Doğu’da ve Batı’da sosyal hayatın temel kurumları olarak varolagelmişlerdir. Buralar, türlü işlevleri yerine getirirler: Örneğin, bireysel temsil, toplumsal özne olmak, kimlik edinmek, kamusallığın dilini keşfetmek ve toplumsal formasyonun yeniden üretimi gibi. Kahvehaneler, birer iletişim üssü, kimlik mekanı, kamusal bir platform, toplumsal cinsiyetçi ayrıma dayalı mekan (erkek mekan), popüler kültürün karargâhı, sosyallik kurgusu içeren bir mekan olarak değişik sosyal boyutlanmaları içerir. Kahvehaneler, bu yönleriyle kültür sosyolojisi bağlamında, gündelik hayatın gizlerini ve toplumsallığın perdesini aralamada önemli birer referanstırlar.
Anahtar Kelimeler: kafe/kahvehane, kimlik, kamusal alan, toplumsal cinsiyet
Coffeehouses in the Context of Identity, Public Sphere and Gender
This article aims to analyze cafe/coffeehouses which are inclusive of their sociality. Coffeehouses have existed as a site for social gathering and one of the main institutions of social life in the east and the west. They hold various functions such as individual representation, to be a social entity, achievement of an identity, discovery of common-place language, and the reshaping the social structure. Coffeehouses include different social dimensions, namely being a communication base, space of identity, a public platform, gender oriented space (a discriminative location by serving only males), the base of popular culture and a location for fictitious sociality. Through these above mentioned aspects, the coffeehouses are an important reference for understanding the secrets of daily life and opening the curtain of sociability from the cultural perspective of sociology.
Key Words: cafe/coffeehouse, identity, public sphere, gender.
İngilizlerin Avustralya’ya Yerleşme Nedenleri Neydi?
![]()
Bu çalışmada İngilizlerin Avustralya’ya yerleşmesinin Britanya’daki suçluları gönderecek yer ihtiyacının ortaya çıkmasından dolayı olmadığını ki Amerikan’ın bağımsızlığını kazanmasından önce suçlular Amerika’ya gönderilmekteydi, aksine başka faktörlerin bunda rol oynadığını kanıtlamaya çalıştım. Bir taraftan, İngilizler Doğu Asya’daki hayli önemli ve büyük olan Çin ticaretini kontrol etmek ve Amrikalıları bundan uzak tutmak için bir üsse ihtiyaç duymaktaydı. Diğer taraftan, kıtadaki gemi yapımında kullanılan doğal zengin kaynakları değerlendirerek düşük maliyetli gemi inşa etmek, balina avcılığından yüksek gelir sağlamak ve Güney Amerika ile ticaret yapmak istemekteydiler. Dolayısıyla bu yerleşimdeki asıl sebebler ekonomik idi.
Anahtar Kelimeler: İngiliz Sömürgeciliği, Suçlular Sorunu, Avustralya, Doğu Asya ve Güney Amerikan Ticareti.
Why did the British Settle in Australia?
In this essay I tried to prove that the British did not settle in Australia because a new land was needed to transport criminals from Britain after the independence of America where the convicts were being sent before. On the one hand, China trade in East Asia was of paramount importance and hence the British needed a base to control this trade as well as to prevent the new power America from it. In addition it was possible to build ships at low cost by using the natural rich timber sources and to gain a high profit in the whale fishery as well as to trade with South America. Hence, the real factors in this settlement were economical.
Key Words: British Imperialism, Problem of Convicts, Australia, Eastern and South American Trade.
"Makalelerin tamamını +90 212 230 52 15 yada
info@academical.org
adresinden temin edebilirsiniz."
Ana Sayfa || Yeni Sayı || Arşiv || İletişim || Yayın İlkeleri || Abone || Linkler || Siteye Kayıt || Önerileriniz || Sıkça Sorulan Sorular? || Site Haritası || E-posta || Akademik Araştırmalar Merkezi || English