17.SAYI ÖZETLERİ
Küreselleşmenin Dağılımsal Sonuçları ve Yeniden Siyasî Dağılım
Döviz Kuru, Faiz Oranı ve Enflasyon Arasındaki İlişkiler: Türkiye Örneği
(1997 - 2001)
Küçük İşletmelerin Kazakistan' ın Ekonomik Kalkınmasına Etkisi
Pierre Bourdieu (1930-2002)
Köle Ticaretinin Kaldırılması Ekonomik Sebeplere mi Dayalıydı?
Yurttaşların ve Sivil Toplum Örgütlerinin Çevre Korumaya Katılımı
Türk ve Alman eğitim sistemlerinde öğretmen eğitimi ve boyutları
C.C.Carbognano'nun Gramatica Turca Adlı Kitabının Türk Dili Bakımından Önemi
Sovyet Döneminde Azerbaycan Türkçesi ve Arap Harfleriyle Yazılan Bir Tefsir
Konya Livası Karaman Vilayeti’ndeki Avârizhaneler Üzerine Bazı Düşünceler 1621-1700
Batı Medeniyetinin Tarihi Serüveni İçinde Anlamlandırılan Yetkin Özne Modeli: Modern Özne
Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi Dersinin Millî Eğitiminin Genel Amaçlarına Katkıları
Kaderle Alakalı Bazı Hadîslerin Yorumu ve Kader İnancının İnsan
Hayatındaki Yeri
Nâbî’nin Şiirlerinde Merkez-Taşra Mukayesesi ve İstanbul Sevgisi
İstanbul'un Kent Biyografisi
Küreselleşmenin Dağılımsal Sonuçları ve Yeniden Siyasî Dağılım
Bu makalede küreselleşmenin
ekonomik ve siyasi alanda sebep olduğu yeniden bölüşüm (redistribution)
incelenmektedir. Yazarın iddiasına göre, küreselleşmeyle birlikte
ekonomik alanda imalat sanayiinin, başta üçüncü dünya ülkeleri olmak üzere,
küresel düzlemdeki coğrafi yayılışına mukabil finans sektörünün
merkezileşmesinde görülen yeni bir çeşit sosyo-ekonomik hiyerarşi ortaya
çıkmıştır. Ekonomik alandaki bu yeniden yapılanmanın ve ortaya çıkan
bu “yeni hiyerarşi”nin sonucu olarak, siyasi alanda da küreselleşmenin
etkisi üç konuda çok önemli değişiklikleri gündeme getirmiştir:
Birincisi, devletlerin kendi iç politikaları seviyesinde liberal bireyciliğe
karşıt sosyal ve cemaatçi akımlar güçlenmiş, küresel liberalizm
toplumsal bir karşı hareketin tepkisiyle yumuşamak ve geri çekilmek zorunda
kalmıştır. Küreselleşmenin bu makalede incelenen siyasi sonuçlarından
diğer ikisi, sırasıyla, ulus-devletlerin küreselleşme karşısında ayakta
kalabilmek için bölgesel organizasyonlar etrafında bir araya gelerek güçlerini
birleştirmeleri; dahası, küresel hegemonyanın ve ekonomik liderliğin
ABD’den, başta Japonya ve Çin olmak üzere Doğu Asya’ya geçiyor oluşudur.
Yazar bu konudaki görüşlerini, küreselleşmenin ekonomik boyutunu irdelerken
Saskia Sassen, Manuel Castles ve Ronald Rogowski’den, siyasi boyutunu
incelerken Karl Polanyi, Richard Falk, James Mittelman ve Giovanni Arrighi’nin
çalışmalarından yararlanarak destekliyor.
Anahtar kelime:
Kuresellesme, Neoliberalizm, Merkez-Cevre iliskileri, Dogrudan Yabanc,
Yatirimlar, Cok Uluslu Sirketler, Uretim Faktorleri, Bolgesel Isbirligi,
Uzakdogu.
Döviz Kuru, Faiz Oranı ve Enflasyon Arasındaki İlişkiler: Türkiye Örneği (1997 - 2001)
The Relationship between Foreign Currency, Interest Rates and Inflation:
The Turkish Model (1997-2001)
Bu çalışmada Türkiye’de devamlı gündemde olan ve ülkenin en büyük sorunu haline gelmiş enflasyon üzerinde, döviz kuru ve faiz
oranlarındaki değişmelerin etkileri araştırılmıştır.
Çalışmanın birinci bölümünde Türkiye’de enflasyonun son 15 yıllık gelişim seyri gösterilecektir. İkinci bölümde öncelikle Türkiye’de enflasyon ile döviz kuru arasındaki ilişki; ardından da
enflasyon ile faiz oranı arasındaki ilişki incelenecektir. Son bölümde ise Türkiye’de döviz kuru ve faiz oranlarındaki değişmelerin 1997-2001 yılları arasında, enflasyonu ne yönde etkilediği ekonometrik model çerçevesinde analiz edilecektir.
Küçük İşletmelerin Kazakistan' ın Ekonomik Kalkınmasına Etkisi
Bu makale Kazakistan’ daki küçük işletlelerin yasal,siyasi, mahallidurumlarnı anlatarak, bu işletmelerin ne kadar önemli olduklarını ve gelişmeleri için karşılaştıkları engellleri nasıl yenmeleri konusuna odaklanır.Küçük işletlere,ekonominin bütünü içinde nispi olarak çok küçük olmalarına ve çok az istihdam yaratmalarına rağmen, dünyada çok önemli gelişmeler göstermişleridir. Bu çalışmada özetle son 15 yılda Kazakhistan’ da küçük işletmelerde görülen gelişmeler hakkında bilgi verilmekte ve bunların önemi vurgulanmaktadır.
The Impact of Small Businesses on the Economic Development of Kazakhstan
A
small business is generally defined as being a minor player in its industry,
having relatively few employees, and one that is independently owned, operated,
and managed. The entrepreneurship miracle in the world is an engine for job
creation, innovation, and diversity.
Bu çalışmanın temel sorunu; modern paradigmanın akıl ve yetkinleşme çerçevesinde, epistemolojik, ontolojik ve tarihsel düzlemde geliştirdiği modern öznenin, ontolojik güvenlik kaybı sonucunda değersizleşerek yabancılaşmış olmasını içermektedir. Bu çerçevede, sorunun kaynağını görebilmek amacıyla, modern özneyi kuran temel öncülleri ve tarihsel seyri tasvir etmeye çalıştık. Ayrıca modern paradigmanın özellikle doğa ve özne tasavvurunu oluşturan pek çok kavramın yapısını inceledik Modern özneyi “modern” yapan neydi?, Dönemin ana rengi hangi kabuller üzerine inşa edilmişti? Vb. gibi soruları genel hatlarıyla belirledikten sonra öznenin sorun oluş serüvenini ele aldık.Yirminci yüzyılın en büyük Fransız sosyal bilimcilerinden birisi sayılan profesör Pierre Bourdieu (Collège de France) yaklaşık 30 yıl süren akademik kariyerinde felsefeden antropolojiye, sosyolojiden eğitim ve kültüre kadar sosyal bilimlerin hemen hemen her alanında teorik ve ampirik eserler üretmiştir. 1950’lerde Fransız yapısalcı ekolüne dahilken daha sonraları kendi sosyolojik düşünce tarzını geliştirmek üzere yapısalcılıktan uzaklaşmış ve sosyal olguların geniş yelpazesine daha analitik bir yaklaşım getirmiştir. Entelektüel yaklaşımı zaman zaman eleştirilere maruz kalsa da teorileri giderek daha fazla kullanılmaya, eserlerine yapılan atıflar artmaya ve pek çok dile çevrilmeye başlamıştır. Bu makalede onun antropoloji ve felsefe alanında yapmış olduğu katkılar kendi eserlerinden doğrudan alınarak Türk okuyucusuna sunulmuştur.
Pierre Bourdieu, one of the "master thinkers" shaping French intellectual life, died in Paris on 23 January 2002, following a struggle with cancer. A professor at the Collège de France, Prof. Bourdieu was among the leading sociologists of his generation. His models of "habitus" and "cultural capital" sought to account for how relations of hierarchy and domination are reproduced within the various "fields" making up a society. This article, written as an obituary, deals with his main contributions in the fields of anthropology and philosophy in order to introduce his ideas to the Turkish reader.
Köle Ticaretinin Kaldırılması Ekonomik Sebeplere mi Dayalıydı?
Yazılan makale, kole ticaretinin kaldirilmasi ve arkasinda yatan ekonomik nedenler hakkindadair. Boylelikle, kole ticaretinin yasaklanmasindaki asil sebeblerin insanliga aykira olmasindan degil economik sebeblerden dolayi oldugunu gostermeye calistim. Koleler ucretli iscilerin
yerine 14. yuzyildan baslayarak Avrupalilar tarafindan basta Afrika olmak uzere Karibyen (West Indies, Caribbean) ve Amerika’ya getirildiler. Ticaret basta Britanya olmak uzere Fransa, Ispanya ve Portekiz tarafindan gerceklestirildi. Ingilizler ticarette aktif oldular ve ticaret 18. Yuzyilda doruk noktasina ulasti. Buna ragmen Ingilizler ticareti devam ettirmeme ve bunun ticaretle ugrasanlara da kabul ettirme karari aldilar. Bu nokta ilginctir cunku eger kole ticareti karli ise neden kaldirildi? Benim goruslerim eger tum faktorler dusunulurse bu ticaretin karli olmadigi yonunde oldu. Ticaret yasaklandi
ancak bu dini ve insanlik yonunden buna karsi olanlarin sayesinde degil isciligin daha ucuz olusu ve kole ticaretinin ayni zamanda riskli olusundan dolayi gerceklesti.
The article is about abolishing the slave trade and the economical reasons behind of it. Thus, I argued that it was abolished because there were actually economical factors other than humanitarian.
Slaves had been used instead of paidlabours starting from the 14th century by the Europeans who were transported slaves from mainly Africa to the West Indies and America. The trade was made, mainly by Britain, France, Spain and Portugal. Moreover, The British became active in the slave trade and thus it was reached the peak in the 18th century. However the British decided not to continue to the trade through abolishing it and get the others who also involved in the trade have been stopped. It was strange to bring to the end if it was profitable. I argued that it was not profitable when all the factors were considered. I therefore do not agree that it was abolished because religious and humanitarian movements were against it. It was abolished because labouring was cheaper than slaves were and likewise the slave trade was risky.
Yurttaşların ve Sivil Toplum Örgütlerinin Çevre Korumaya Katılımı
Yurttaşların ve sivil toplum örgütlerinin hukuk yoluyla çevrenin korumasına katılımını konu alan bu çalışma, Türkiye’de farklı yasalarda yer alan hükümleri ve uygulamaları ele almaktadır. Çalışmada öncelikle yurttaş ve sivil toplum örgütlerinin çevre korumada oynadıkları rolün önemi ve niteliğine dikkat çekilmekte; daha sonra Anayasa’da ve Çevre Yasası’nda yer alan ilgili maddelerin ifade ettikleri anlamların somut çevre davaları da dikkate alınarak, uygulamada ne şekilde değerlendirildiği irdelenmektedir.
The Participation of Citizens and NGO’s to the Activities of Environmental Protection
The subject of this study is focusing on citizens’ and NGOs’ environmental protections by using legal devices. In this contex some related acts and applications in Turkey is another aim of the study. Primarily, citiziens and NGOs initiatives and the role for the protection of environment are being highlighted. Related articles in Constitutions and Environmental Protection Law are being examined in the light of some court cases.
Keywords: Environmental Protection, Environmental Law, Turkish Environmental Law, Citiziens Role, NGOs initiatives.
Türk ve Alman eğitim sistemlerinde öğretmen eğitimi ve boyutları
Teacher Traınıng And Dımensıons In Turkey And Germany Educatıon Systems
The aim of this study is to determine the similarities and differences between the teacher training systems applied in Turkey and Germany by analysing, and making comparisons.
İn both countries, in historical process, several improvements were done in teacher training and different approaches were applied. The Subject to be searched is to analyse teacher training systems in both countries, to make comparisons, and evaluate the results.
Key Words: Teacher Training System, Teacher Training System in Turkey, Teacher Training System in Germany
C.C.Carbognano'nun Gramatica Turca Adlı Kitabının Türk Dili Bakımından Önemi
The Importance C. C. Carbognano's Gramatıca Turca From The Perspectıve Of The Turkısh Language
Carbognano was born in Istanbul of Armenian descent. The Turkish language is like his native language. He has been kenning thesubtleties of the Turkish language.
He wrote a book entitled Gramatica Turca,which was published in Rome in 1794. This book includes Turkish words whose orthography is in the Arabic script while their pronunciation is given using the Latin alphabet.
The samples which exist in this book have been useful from the 18th century onwards for those who want to transform Ottoman Turkish (in Arabic script) into the Latin alphabet. The labial harmony (i/e, o/u, t/d, k/g, b/p, c/ç) problem which could not be clarified using the Arabic script, is explained in Gramatica Turca by means of Turkish examples in the Latin alphabet.
Key Words: Turkish Language, Carbognano Labialharmony, Phonology, Ortograpy, Pronunciation
Sovyet Döneminde Azerbaycan Türkçesi ve Arap Harfleriyle Yazılan Bir Tefsir
An Azari Turkish Exegesis: Written in Arabic Scripts
During the Soviet Era :
In this article we give a detailed information about the exegetical work of Ahmad Hashimzada. Hashimzada comes from Azarbaijan and his exegesis is still in manuscript form. Although his exegesis cannot be considered an extremely important work in this field, because of the era when it is written makes it very important. It was written when Soviet Union was absolute authority over Azarbaijan and banned every kind of religious activities and literatures. However, the autor’s attempt to write such an exegesis during this criritical period and to give it to Communist library is worth mentioning.
The manuscripts of this exegesis and many others which are found in Fuzuli Library in Azarbaijan wait to be searched by the scholars both from Azarbaijan and Turkey. This article is written premiraly for the encourengment of such researchs
Konya Livası Karaman Vilayeti’ndeki Avârizhaneler Üzerine
Bazı Düşünceler
Başbakanlık Osmanlı Arşivindeki 50’yi aşkın avârizhâne ve nüzül defterlerindeki kayıtlı bilgilerin temel başvuru kaynağı olarak kullanıldığı bu çalışma Karaman Eyaleti içerisindeki Konya Livası içerisinde 1621-1700 tarihleri arasında kullanılan defterlerde bahsı geçen 11 adet kaza ve bu kazalar dahilinde kayıtlı avârizhâne verilerinin ilk defa sistematik bir şekilde incelemekte ve söz konusu liva içerisindeki avârizhâne sayılarındaki artma-eksilme durumlarını
Livakaza seviyesinde ele alıp değerlendirmekte ve böylece incelenen bölgelerin sosyo-ekonomik durumu ile ilgili fikir edinmemize yardımcı olmaktadır.
Batı Medeniyetinin Tarihi Serüveni İçinde Anlamlandırılan Yetkin Özne Modeli: Modern Özne
Bu çalışmanın temel sorunu; modern paradigmanın akıl ve yetkinleşme çerçevesinde, epistemolojik, ontolojik ve tarihsel düzlemde geliştirdiği modern öznenin, ontolojik güvenlik kaybı sonucunda değersizleşerek yabancılaşmış olmasını içermektedir. Bu çerçevede, sorunun kaynağını görebilmek amacıyla, modern özneyi kuran temel öncülleri ve tarihsel seyri tasvir etmeye çalıştık. Ayrıca modern paradigmanın özellikle doğa ve özne tasavvurunu oluşturan pek çok kavramın yapısını inceledik Modern özneyi “modern” yapan neydi?, Dönemin ana rengi hangi kabuller üzerine inşa edilmişti? Vb. gibi soruları genel hatlarıyla belirledikten sonra öznenin sorun oluş serüvenini ele aldık.
Efficient Subject Model Signified within the History of Western Civilization: The Modern Subject
The main problem of this thesis is alienation which results from the loss of ontological confidence. Ontological confidence which links the individual and society, allows us to live as undivided persons. The modern subject who is shaped by reason and the idea of progress as the paradigm of the modern era, has been alienated as a result of the loss of ontological confidence. So ontological confidence is an important factor in the continuity of cultures and people. We examine in this paper various problems and concepts of the individual that had developed in the history of the modern individual and the background of the modern era. The paradigm of the modern era includes a lot of concepts which are used in the construction of civilization. But these concepts are full of meaninglessness. For this reason some concepts are given new meaning including the nature of the world and the self .
Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi Dersinin Millî Eğitiminin Genel Amaçlarına Katkıları
Eğitim, nesilden nesile toplumun kültürünü aktarma süreci olarak tanımlamak mümkündür. Her toplumun kültürel mirası içinde dinin önemli bir yeri vardır. Dinin, özellikle de İslâm dininin şekillendirmek istediği insan davranışlarıyla, eğitimin şekillendirmek istediği insan davranışları arasında büyük ölçüde paralellik olduğu görülmektedir. İslâm dininin kişilere, özellikle manevî gelişme ve ruh sağlığı kazandırma, yani temel eğitimin hedeflediği amaçlar üzerinde durduğu söylenebilir. Ancak bilgi ve düşünce bu gelişmenin vazgeçilmez bir şartı olarak düşünülmelidir. Din öğretimi, insanın manevî yönünün gelişmesini sağlayarak, onun kendini daha yeterli olarak gerçekleştirmesine yardımcı olur.
The Contribution of the Religion and Ethics Classes to the General Aims and Objectives of the Ministry of Education
It is possible to define education as the process of handing over knowledge and culture of the society from one generation to the next. Religion has a significant place in the cultural heritage of a society. For, it is religion and especially the religion of Islam that shapes human behavior. In this regard there is a parallel approach between the aim of education and religion in general. From this point of view it is possible to state that the religion of Islam tries to endow the individual with a sound spiritual life as well as with a healthy state of mind. This is in fact one of the fundamental objectives of the general school education. But we must at the same time emphasize that knowledge and critical thinking is a necessary part of this whole educational process. Religious education provides this educational background and prepares the individual for this healthy mental and spiritual development. This way the student is able to develop his/her potentialities to the full extent. It is the aim of this study to demonstrate in this context that the religion and ethics classes in early education helps to achieve these fundamental aims and objectives of the educational process which is at the same time the general objective of the Turkish Ministry of Education expressed in its mission statement.
Kaderle Alakalı Bazı Hadîslerin Yorumu ve Kader İnancının İnsan
Hayatındaki Yeri
Bu makalede kaderle ilgili bir kısım hadislerin yorumu ve bu akidenin insan hayatındaki etkileri üzerinde
duralmaktadır. Kaderle alakalı hadisleri dikkatle incelediğimizde şu hususun vurgulandığını görürüz: İslam’da ‘kader’ vardır ama, ‘kadercilik’
yoktur. Bu itibarla, insan, işlediği günahları, mahiyetini dahi bilemediği kadere yükleyemez, onu bir mazeret sebebi olarak ileri süremez.
Kader akidesi, doğru anlaşılması durumunda, insana olumsuz yönde değil, olumlu yönde katkılar sağlar ve onun için bir güç kaynağı olur.
Anahtar kelimeler: Kader, kadercilik, irade, takdir etmek, sorumluluk.
Interpretatıon Of Some Hadıth Related To Destıny And Effect Of The Belief Of The Destıny
In this article, We study on the interpretation of some hadiths related with destinity and effect of the belief of the destinity. We understand these hadiths like this: There is destiny in İslam but there is no fatalism, so, man, can’t blame his sins to the destiny which he doesn’t also know its essence and claim it as a reason of apology. When the belief of destinity is understood correcly, it has positive effecet on human life and it can be source of his power.
Key Words: destiny, fatalism, will-power, appriciate, responsibility.
Nâbî’nin Şiirlerinde Merkez-Taşra Mukayesesi ve İstanbul Sevgisi
Centre and Periphery Contrast in Nabî’s Poems and the Admiration of Istanbul
Istanbul, became the subject matter of numerous poems in various aspects and was praised by poets throughout Ottoman literature. However, these admirations focused mainly on its grandeur, historical attractions and its position as the centre of art, culture of art, culture, trade and the like. Nabi, one of the XVIIth century classical Ottoman poets, unlike his predecessors in portrayal and praises, depicted Istanbul as the centre of the Ottoman Empire’s language, culture and trade in greater detail. His comparison of the Turkish spoken in Istanbul with the Arabic language and his opinion of it being more refined and graceful, is a demonstration of the Turkish language consciousness coming into being at that time. Nabi often expressed his longing towards the Turkish language even during the time when he lived away from Istanbul, in Halep. His mentioning of the Turkish grace and his courteous way of pronouncing it in circles where a refined and rich language like Arabic was spoken, is very appealing.
Key Words : Nâbî, Istanbul, Turkish, Centre, Province
İki ayrı kıtayı birleştiren, daha da önemlisi, genel olarak ‘Doğu’ ve ‘Batı’ diye tasnif edilen birbirinden farklı iki ‘uygarlık’ arasında köprü gibi uzanan tek şehir İstanbul’dur. İstanbul sadece Avrupa ve Asya arasına serpilmiş coğrafi bir bağlantı merkezi değil, ayni zamanda ‘Batı’ ve ‘Doğu’ düşüncesini buluşturan bir uygarlık köprüsüdür. Günümüz coğrafyasında benzer fonksiyonlar icra eden bir başka şehre rastlamak mümkün değildir.
"Makalelerin tamamını +90 212 230 52 15
yada
info@academical.org
adresinden temin edebilirsiniz."
Ana Sayfa || Yeni Sayı || Arşiv || İletişim || Yayın İlkeleri || Abone || Linkler || Siteye Kayıt || Önerileriniz || Sıkça Sorulan Sorular? || Site Haritası || E-posta || Akademik Araştırmalar Merkezi || English